AnasayfaEkspresGaleriSSSKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 - Halloween -

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Marveille Croweix
Perfect Li(f)e Yazarı
avatar

Kadın
Ruh hali :
Mesaj Sayısı : 2181
Yaş : 23
Kan statüsü : safkan yani nolcak ki başka.
Galleon : 7979
Ekspresso Puanı : 22
Kayıt tarihi : 11/11/07

MesajKonu: - Halloween -   Paz 18 Ocak 2009, 20:25

Arazi yaz aylarının sonlarına doğru yapılan Maskeli Balo'dan çok daha uzak bir görüntüdedir. Bütün alan korkutucu şekillerle barındırılırken ışıklandırma gökyüzünden büyüyle sarkan balkabaklarıyla yapılmıştır. Siyah örtülerle kaplanmış olan masalar yerleştirilmiş, üzerleri birbirinden farklı yiyeceklerle donatılmıştır. Pistte bir grup şarkılarını söylerken geceye katılan cadı ve büyücüler değişik kostümleriyle eğlencenin tadını çıkarır...

_________________


' adras x ell x Ladies of Slytherin x ann x janice '
sexier.. hotter.. and we do it better..




For I have sworn thee fair and thought thee bright,
Who art as black as hell, as dark as night. - WS.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://hogwartsekspresi.editboard.com/lejantlar-biolar-f164/marv
Christian Dayrnt Black
Britanya ve İrlanda Qudditch Karargahı Başkanı
avatar

Erkek
Ruh hali :
Mesaj Sayısı : 1281
Yaş : 23
Kan statüsü : Safkan
Galleon : 7564
Ekspresso Puanı : 4
Kayıt tarihi : 28/01/08

MesajKonu: Geri: - Halloween -   Cuma 23 Ocak 2009, 19:06

Sessiz odada geceden kurduğu alarmın sesi yankılanıyordu. Artık gözlerini açmak zorunda kaldığında kötü bir sabah olduğunu düşünmek üzereydi. Ahşap döşemeli yüzeyin üstünde bulunan, çift kişilik yatakta tek başına bir gece geçirmişti ve bu bekar eviydi. Vyns ile oturacakları evde hiç kalmamıştı. Tek kalmazdı zaten o evde. Orası bir aşk yuvasıydı fakat kırmızı panjurları yoktu. Manzaralı, iki katlı fakat geniş, temiz muhitte bulunan, sade bir evdi. Kalacakları günlerde mutlu olacaklarını düşünüyordu Dayrnt. Yatağında doğruldu ve çıplak ayaklarını ahşap zemine bastı. Gözlerini narin narin ovşturdu ve ayklarının üzerinde kalktı. Hızlı adımlarla banyosuna girdi ve bir yarım saat kadar orada oyalandı. Kişisel bakımını yapıyordu, hak verin zor iş. Bu gün evlenecekti he, Black ailesi için büyük bir başarıydı. Özellikle bu başarının Dayrn ile barlaması gerçekten şaşırtıcı olmuştu. Dayrnt kızları sadece eğlence amaçlı kullanırdı. Fakat gün geldi ve bir hayırsız onun gönlünü çalabildi. Lanet okunacak bir kişiydi şu Vyns. Tüm yeminlerini yutturmuştu Dayrnt'a.

Kişisel bakımdan sonra yemek yemek istediğini düşündü bir an. Bu gün fazla hareketli olmayacak gibiydi. Diğer günlerde dışarı çıkar, arkadaşlarıyla takılır, en kötü ihtimal Vyns ile bir şeyler yapardı. Fakat bu gün akşama kadar evde kalması gerekliydi. Akşam nikahı vardı, evleniyordu. Kıkırdadı sessiz fakat güzel bir tonla. Hızla mutfağa gitti ve biraz dağınık bangonun üzerinde temiz bir kase buldu. İçine -yarısına gelecek kadar- mısır gevreği doldurdu ve geri kalanına süt ilave etti. Biraz karıştırdı ve diğer elinde kumandasını aldı. Televizyonu açıp kanallarda gezinmek büyük zevkti. Tek eliyle hala karıştırmakta olduğu mısır gevreği artık sürütn içinde erimişti fakat televizyonda aradığı belgesel kanalları onu etkisinin altına aldığı için hiçbir şeyin farkında değildi. Üstüne bir kaşık döktüğünde kendine gelebildi fakat bu arada da İngiltere'nin tarihi ile ilgili olan bir belgesel buldu. Mutfaktan çıktı ve koltuklarından birine kurularak mısır gevreğini yemeyi sürdürdü. Tabağın dibinde kaşığının porselene sürterek çıkarttığı gürültüden hoşlanmadı ve kaşığı sehpanın üzerine koydu ve bir anda kafasına dikti kaseyi. Sakallarının ve bıyıklarının arasında süt dolaşırken hemen yaladı ve ayağa kalktı. Traş olmalıydı, uzmuşlardı!

Öğlene doğru traş olmuş, tamamen hazırlanmış bir şekilde koltuğunun üzerinde oturuyordu. Sadece giyinip evden çıkacaktı. Saat daha 1'e yaklaştığından uzun bir zamanı vardı. Gideceği yeri ise uzun zamanlar önce görmüştü. Çok uzun değildi, bir sene önce yani! Okullarının maskeli balosu olmuştu orada. Gerçekten şık ve eğlenceli bir balo olmuştu. Balonun bir kısmından sonra Vyns'ı kaybetmişti ve sonuna kadar bulamamıştı. Asıl önemli olan kıyafeti olmuştu; beyaz-kırmızı kanatları olan, kırmızı-siyah bir elbise giymişti. Kanatlar özel sihirle hareket edebiliyordu. Hala gardarobunun en geniş köşesinde bulunmaktaydı. Bu gün nasıl giyineceğini çok iyi biliyordu aslında, yinede heyecan vardı içinde. Sakalını iyi seyreltmişti ve gerçekten yüzünde saçlarıyla güzel bir kombinasyon oluşturuyordu. Saçları temiz ve taranmıştı, hatta fön bile çekmişti. Askıda gözünün önünde duran kıyafetinin tarifi bile sadeliği sembolize ediyor gibiydi. Beyaz ve dar kesim bir gömlek, siyah ve parlak bir kravat, siyah ve vücudunu saran bir yelek, son olarakta sade ve şık bir kumaş pantolon. Şık ve etkileyici değil mi?

Öğleden sonra birkaç film izlemiş ve kendini toparlamıştı. Saat 4 gibi hazırlanmaya başladı ve 4:30 gibi bitirdi. Hızlı adımlarla evden çıktı ve etrafına bakındı. Tenhalıktan yararlanarak oradan cisimlendi ve araziye gitti. Hala son hazırlıklar yapılıyordu. Nikahlarının kıyılaağı masa hala oradaydı. Masaların üzerindeki siyah örtü; kravatı, pantalonu ve yeleği ile ok uyumlu gözüküyordu.
"Hazırlıklar ne zamana biter acaba? Çok uzun sürmezse gerçekten minnetar olacağım. Bu arada ben damat olacak kişi, Dayrnt Black. " dedi kasılarak. Karşısındaki görevli de gülümsedi ve sevimli bir tavır takındı. Nazik bir beyfendiye benziyordu. Giyimi ve gülüşünden anlaşılabiliyordu yeterince. " Sanırım bitmesi uzun sürmez. Bu arada, tebrik ederim sizi. Geçn yaşta evlenmek biraz sakıncalı bence. " dedi göz kırparak. Ellerini şıklattı ve şıklatma bittiğinde işaret barmağını Dayrnt'a çevirdi. Dayrnt gözlerini kaptarak teşekkür etti ve masalardan birinin sandalyesini çekerek oturmaya başladı. Vyns nerelerdeydi acaba?

_________________

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Christopher Raikes
Slytherin 5. Sınıf Öğrencisi
avatar

Erkek
Ruh hali :
Mesaj Sayısı : 193
Yaş : 24
Kan statüsü : Safkan.
Galleon : 6908
Ekspresso Puanı : 6
Kayıt tarihi : 04/01/09

MesajKonu: Geri: - Halloween -   C.tesi 24 Ocak 2009, 14:44

Sabahın saat 5'inde, sessiz adımlarıyla evinin yolunu tutmuştu. Gece boyunca yağmur çamur dinlemeden dolaşmış ve nedensizce kendi düşüncelerini bile dinlememişti. Sadece kafasındaki yükü biraz azaltmak istemişti. Kulaklığını kulağına takmış, son ses müziği başlatmış ve sessiz adımlarla yürümeye başlamıştı. Gece bitip sabaha yaklaştığını hissettğinde de eve dönmesi gerektiğini anlamıştı. Gece boyunca her sokak köşesinde hazırlıkların yapıldığını görmüş ve sahne alamayacaklarını düşünerek kendini hırpalamıştı. Belki de büyük bir yerde sahne alabilirlerdi fakat sasdece izleyici olarak gidecekleri bir kesindi. Grup arkadaşları ile kaldığı eve gitmeyi düşünmedi hiç. Kendi sakin ve az eşyalı ufak evine gidecekti. Orada Adrâs'ı görmeyecekti en azından. Onu gördüğü her an onun içine düşen bir kor parçası gibi acı veriyordu. Karına belli belirsiz giren kramplar gribin belirtisi mi yoksa aşk acısımı hiç anlaşılmıyordu. Evinin merdivenlerini tırmanmış ve kapının önünde anahtarını ararken bunları düşünmek için doğru zamanın fakat yalnış yerin olduğunun farkındaydı. Anahtarı beceriksiz ve ıslak ellerinde gezindirdi. Sonunda doğru anahtar olduğuna karar verdiği bir anahtarı deliğe soktu. Kapının kolundan tutup çekerek açtı. İçeride huzursuzluk yaratacak bir koku vardı. Zaten fazla kalacağını düşünmüyordu. Belki birkaç saat uyurdu, sonrada giyinerek evden çıkardı. Birkaç saat anlayışı elbette normalden biraz daha fazlaydı. Tabanı çamurlu botlarını paspasas sıkıca sürttü ve ses çıkartmaları hoşuna gittiği için sert adımlarla yürümeye başladı. Yatak odasına geldiğinde ilk olarak yatağın tam karşısındaki televizyonu açtı. Mini buzdolabından bir kutu bira kaptı ve kendini yatağa attı. Birayı baş ucundaki komodine koydu ve ayakkabılarını çözmeye başladı. Daha sonra ayaklarını hemen çıkartıp, sıcacık yorganın altına soktu. Dinleyebileceği bir müzik kanalı seçtikten sonra birasını yudumlamaya başladı. Birayı her eline aldığında buz gibi havası onu etkiliyor ve biraz içini ürpertiyordu. Yavaş yavaş gözlerinin kapandığını hissetti ve kendini uykunun tatlı kollarına, yumuşacık yastığında bıraktı.

Uykuya daldığının farkındaydı. Fakat görebildiği tetk şey uçsuz bucaksız bir boşluktu. Karanlıktı, kapkaranlık! Birden bir siluet gördü, bu kendisiydi! Yavaş adımlarla yürüyordu ve korkmuş gibi gözüküyordu. Daha sonra her şey belirginleşmeye başladı. Karşıdan bembeyaz bir ışık huzmesi yayılıyordu. Aklından tek geçen şey ölmüş olduğuydu. Herkes öyle anlatmaz mıydı? Önce beyaz bir ışık, ardından eski tanıdıkları, hayat gözlerinin önünden geçer, sonra... Sonrası yoktu işte? Herkesin hayal gücü bu kısımda tıkanırdı. Raikes biliyordu aslında bunu, sonrasında sonsuzluk vardı. Şimdi de bir sonsuzluğun içindeydi. Ölüm olmamalıydı aslında, uzayda sonsuzluk demek değil miydi? O halde reankarnasyon vardı, yada ölenler uzayın başka bir köşesine gidiyordu. Işığın ne olduğunu fark edebiliyordu şimdi; Adrâsteia! Havada süzülerek o beyaz teniyle Raikes'e doğru geliyordu. Yüzünde ise bir gülümsee vardı, sanki artık vampir değildi. Hemen gözlerini araladı, terlememişti. Üstünde bir nebze olsun korku da yoktu, sadece kendini biraz kötü hissediyordu. Hemen yatağından fırladı ve yatak odasından çıktı. Kıyafetleri için özel olarak kullandığı odaya girdi ve dolapardan birini açtı. Sade fakat çekici bir takım elbise seçti ve giydi. Birkaç aksesuar ile üstünü süsled ve aynada kendine baktı. Havanın fazla soğuk olmayacağını hesap ederek ayağına bir çift, deri All Star giydi. Daha sonra beresini ve eldivenlerini takarak tekrar yatak odasına döndü. Son kontrollerini yaptı ve tekrar giysi odasına döndü. Gitarını'da yanına alacaktı. Belki ufak bir gösteri yapabilirdi, kendine güveniyordu bu konuda. Sırtına altı kiloluk yükü geçirdi ve hızlı adımlarla evden çıktı.

Kendini tek hamlede orya cisimledi ve etrafına bakındı. Çok güzel bir mekan yapmışlardı. Daha hazırlıklar sürüyordu fakat. Birkaç kişi dışında görünün kimse yoktu. Uzaktan samimi gözüken bir inan gördü. Yanına gidip sohbet etme gereği duydu bir an için fakat sonra vaz geçti. Çünkü kim olduğunu anlamıştı; damat! Fakat gelin daha gelmemişti, gelini çok güzel buluyordu Raikes, daha önce görmüştü onu. Damadın yanından geçmeyi istedi yinede ,birkaç kelime söyleyecek ve moralini düzeltecekti. Ağır adımlarla onun masasına doğru yöneldi fakat mesafeyi kısalttığında sağa döndü. Bu arada gitarını emanet edebileceği bir yerrde bulabilirdi belki. Damada yaklaştığında ağzını araladı ve: " Şanslı damadımız biraz heyecanlı sanırım. Merak etme, en fazla bir saate güzel gelinimizde gelir. Sizin şerfinize birkaç bir şey çalmak isterdim ama konser vermiyoruz bu akşam. Yinede ben gitarımı getirdim, bakarsınız size süpriz yaparız. Bu arada mutluluklar dilerim. "dedi ve kıkırdayarak hazırlık yapanlardan birine doğru yaklaştı. O kadar aceleciydi ki Raikes'in yaklaştığını bile fark etmemişti. Raikes omzundan tuttu ve kendisine çevirdi genç çocuğu. Çocuk ona biraz ürkek bakışlarını atınca gülümsedi. Kısa bir sessizlik ardından:" Acaba genç beyefendi, şu gitarı koyabileceğiniz uygun ve ufak bir köşeniz var mı? Fazla ağır ve sırtım ağrımaya başladı da."dedi kıkırdayarak. Çocukta gülümseyerek gitarı aldı ve sağlam bir yere koymaya gitti. Raikes ise sessiz bir masaya geçti, kulaklıklarını taktı ve kendini müziklere bıraktı.

_________________

Unique is Everything
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
- Halloween -
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Arazi-
Buraya geçin: