AnasayfaEkspresGaleriSSSKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Siyah Nilüfer

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
E. Niggle Borland
Ressam ~ Vampir
avatar

Erkek
Ruh hali :
Mesaj Sayısı : 445
Yaş : 29
Kan statüsü : Kurban ne verdiyse...
Galleon : 6502
Ekspresso Puanı : 11
Kayıt tarihi : 09/04/09

MesajKonu: Siyah Nilüfer   Çarş. 29 Nis. 2009, 17:35

Yıl: 1952
Hava Durumu: Kapalı, Rüzgarlı
Rp Sahipleri: Daeralda Brielle Aiken, E. Niggle Borland

Karanlık bulutlar, istenmeyen bir sevgili gibi ayın etrafını sarıp, etrafa saçtığı parıltıları keserken, vampir yaklaşan gecenin akşamında karanlık sokakta, usulca yürüyordu. Diagon Yolu içerisindeki bir çok dükkan şu anda kapalıydı ve alışveriş yapmak için seçilebilecek en kötü zamanlardan biri sayılmasına rağmen, mecburiyetin getirdiği sıkıntılara uzun zamandır katlanıyordu.

Çünkü o yalnızca geceleri dünya üzerinde yürümekle lanetlenmişti...

Vampirliğin insanlar tarafından bir tutku haline getirilmesine henüz yıllar vardı ve tiyatrolarda, eski efsaneleri canlandıran oyuncular yeni yeni modernleşmeye karşı koymak amacıyla, pudralanmış yüzleri ve takma dişleriyle insanlara yalanları oynuyorlardı.

Hiç biri Karanlık Nimet'i tatmamış, yaşamamış hatta görmemişti...

Oysa Niggle, insanları küçük görmeyi bırakalı uzun bir zaman olmuşt. Gençliğinde kurbanı olduğu kadının beyaz teni güneş ışıklarında kavrulurken, izleme fırsatı bulmasa da, geride kalan külleri avuçlarının arasına aldığında hissettiği intikam duygusu, en büyük aşka bedel sayılırdı.

O zaman Edmond adındaki genç adam, Niggle olup yeniden dünyayla barışsa bile bir daha asla sevememişti. Bunun nedeni uygun birini bulamamış olması değil, kendini tamamen dünyaya kapatarak kitaplara vermesiydi. Her tarafı kapalı bir at arabasıyla, Dünyanın her yerine yolculuklar yapmış, bir çok ülkeyi görmüştü fakat düşlerini dolduran tek yer, egzotik görünümü ve bitmek bilmeyen bilgeliği ile Uzak Doğu'ydu.

Küçük, çekik gözlü insanların ülkesi, görünümlerine tezat olarak güçlü yüreklere sahip insanlarla doluydu. Uzak doğuda yaşayan vampirlerle görüşmüş ve susuzluğunu kontrol altına almayı başarmıştı.

Siyah Nilüfer Tapınağının Vampirleri, ona uzun gemi yolculukları ya da kapana kısıldığı bir hapishanede, kan içmeden nasıl hayatta kalacağını öğretmişti. Tapınaktaki Vampirler ise ona kardeşlerine verdikleri bir armağan sunmuşlardı. Tıpkı bir ölünün kanı gibi ölümcül olan, dünyanın en zehirli çiçeği olan siyah renkli bir Nilüfer'in Dövmesi...

Oysa, bu hediye gerçek bir uzak doğulu olmadığı için mi? Yoksa, gerçek sebep olan ve dövmeyi yapan vampirin öldürülmesi mi? Niggle bunu bilemiyordu. Tek yapmak istediği, bu dövmeyi, anılarına duyduğu saygı yüzünden tamamlamaktı.

Diagon yolundaki bir çok dükkandan farklı olan bu dükkandan içeriye girdiğinde, etrafında geçmişinde öğrendiği astronomi bilim kitaplarından fırlama figürlerle karşılaşmıştı. Burçlar kuşağı, Uzak Doğu'nun hayvanlı takvimi ve astronomi ile ilgili daha bir çok şey...

Kapı arkasından kapandıktan sonra vampirin, başının örten pelerininin kukuletası arkaya düştü ve parlak zehir yeşili gözleri, etrafı incelerken, dudakları kasılarak, "Merhaba..." sözcüğünü fısıldadı...



_________________


Biz ölümsüzüz. Önümüzde bilincin takdir edemeyeceği ve ölümlülerin pişmanlık duymadan tadamayacağı zenginlikler var. Tanrı öldürür biz de öldürürüz; O zengini ve fakiri fark gözetmeden alır, biz de alırız. Tanrının hiç bir yaratığı bizim kadar yakın değildir, bizim kadar benzemez O'na. Cehennemin kokuşmuş sınırlarına hapsolmadan, O'nun bütün krallıklarında gezinen karanlık melekleriz biz.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Lassyné Velasquez

avatar

Kadın
Ruh hali :
Mesaj Sayısı : 76
Yaş : 22
Galleon : 6356
Ekspresso Puanı : 1
Kayıt tarihi : 22/02/09

MesajKonu: Geri: Siyah Nilüfer   Çarş. 29 Nis. 2009, 20:17

Rüzgar pencereyi sallandırdıkça çıkan ses ona garip bir şekilde ritim gibi geliyordu. Kulağı o kadar alışmıştı ki artık duymuyordu bile. Pencere kenarından gökyüzüne baktı. Kapalı bir gökyüzü kadar içini rahatlatan birşey yoktu. Isırıldığı günden beri dolunay geldiğinde kurtadam oluyordu. Bunun için Zodiac'ın altındaki tozlu sığınağa inmek de onun için tam bir işkenceydi. Bunu düşünerek yüzüne zehirli bir gülümseme yayıldı. Sevgilisi olsa emindi ki onun canavarın teki olduğunu söyleyerek kaçardı. Halbuki bu gece hariç günlerini hep diskoda geçiren kaçığın tekiydi. Sahi bugün neden gitmemişti? Bu saatten sonra bir müşterinin gelebileceğini mi düşünmüştü yoksa?

Düşüncelerinden onu uyandıran şey kapının cereyandan ötürü gürültülü bir şekilde kapanması olmuştu. Camdan dışarı baktığı halde içeriye birinin girdiğini nasıl görmediğini anlamadı. Bunun şuan için pek bir önemi yoktu. Pencere kenarındaki köşesinden kalkıp, dövme odasından bekleme odasına geçti. Işığı açmak için elini kapının yanındaki elektrik düğmelerine uzattı. Işıkları açtığında karşısında gördüğü kişi bir adım gerilemesine sebep olmuştu. Zehir gibi parıldayan yeşil gözler dikkatlice etrafını tarıyordu. Brielle daha önce hiç böyle belirgin bir göz rengi görmemişti. Adam yapılı ve yakışıklıydı.
"Merhaba..."diye fısıldadı adam sanki dudakları bile kıpırdamamış gibi. Tüyleri diken diken eden garip bir sesi vardı. Etkileyici desen değil, ama kesinlikle hipnıtize edici. Brielle hemen iki adım atarak resepsiyon gibi kısmın arkasına geçti. Pencerenin önünde içi geçtiği için saçları dağılmıştı. Çabuk bir hareketle saçlarını salarak şöyle bir salladı. "Hoşgeldiniz. Nasıl yardımcı olabilirim?" Kibar olmak için kendini kasmak her büyücüde olmazdı. Ama Brielle böyleydi. Genelde kaba ve dobra olurdu.

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
E. Niggle Borland
Ressam ~ Vampir
avatar

Erkek
Ruh hali :
Mesaj Sayısı : 445
Yaş : 29
Kan statüsü : Kurban ne verdiyse...
Galleon : 6502
Ekspresso Puanı : 11
Kayıt tarihi : 09/04/09

MesajKonu: Geri: Siyah Nilüfer   Çarş. 29 Nis. 2009, 22:13

Kadın dağılmış saçlarını düzeltirken, Niggle pelerinini savurarak eğildi ve reveransla bir selam verdi. Ortaçağdan kalma bir tip olduğu her halinden belli oluyordu. Yıllar boyunca modayı büyük bir ilgi ile takip ederdi ve son dönemlerdeki tasarımları da oldukça hoş buluyordu. Fakat, pek modaya uyduğu söylenemezdi.

"Buralarda aradığımı bulabileceğim tek yer olarak Zodiac gösterildi."
Dedikten sonra, kadına yaklaşarak;"Fakat sıradan bir dövme istemiyorum." Diyerek gülümsedi. Uzun beyaz dişleri, dudaklarının altından adeta sırıtıyordu ve büyüce dünyada Niggle'ın kendini gizlemek gibi bir sıkıntısı yoktu.

Uzun bir süre kadına baktı. Tüm kolunu kaplayan desenli dövmesi, kadının farklı görünümüyle oldukça hoş bir uyum içerisindeydi. Sıradan bir Muggle ya da büyücüden çok daha farklı bir hava vardı bu kadının üzerinde, mest bakan gözleri, adamın zehir yeşili gözlerine dikilmişti.

Sanki, kadının bu görüntüsünün altında daha farklı şeyler vardı. Daha doğal, daha vahşi ve daha yırtıcıydı. Asi duruşunun bunda hiç bir payı yok denebilirdi. Hatta yüzünü kaplayan makyaj ya da giydiği kıyafetler hatta kolundaki dövmeyle hiç alakası olmayan, doğal bir cazibeydi.

Niggle'ın bakışları, uzun zamandır görmediği bir kadına bakar gibiydi...

_________________


Biz ölümsüzüz. Önümüzde bilincin takdir edemeyeceği ve ölümlülerin pişmanlık duymadan tadamayacağı zenginlikler var. Tanrı öldürür biz de öldürürüz; O zengini ve fakiri fark gözetmeden alır, biz de alırız. Tanrının hiç bir yaratığı bizim kadar yakın değildir, bizim kadar benzemez O'na. Cehennemin kokuşmuş sınırlarına hapsolmadan, O'nun bütün krallıklarında gezinen karanlık melekleriz biz.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Lassyné Velasquez

avatar

Kadın
Ruh hali :
Mesaj Sayısı : 76
Yaş : 22
Galleon : 6356
Ekspresso Puanı : 1
Kayıt tarihi : 22/02/09

MesajKonu: Geri: Siyah Nilüfer   Perş. 30 Nis. 2009, 21:42

Brielle az da olsa adamın bakışlarından rahatsız olmuştu. Sanki adam onun yarı kurt olduğunu anlamış gibi zehir yeşili gözlerini üzerine dikmişti. Brielle onun orta çağdan kalma selamına gülümsedi. Onun için kibarlığın modası geçmezdi. Aksine bu zamanlarda böyle kibar kişiler bulmak oldukça zorlaşmıştı. "Buralarda aradığımı bulabileceğim tek yer olarak Zodiac gösterildi." Brielle'nin yüzüne bu laf üzerine bir gülümseme yayıldı. Her ifadesinden özgüven akıyordu, çünkü orjinal bir dükkan açmıştı. Bu işe meraklı olanlar ona muhtaçtı! Adam iki adım daha yaklaşarak "Fakat sıradan bir dövme istemiyorum." dedi. Yüzündeki gülümseme dolayısıyla uzun dişleri öne çıkmıştı. Brielle dişlerini görünce donakaldı. Yoksa onu buraya bir vampir, kendisini öldürmesi için mi göndermişti. Vampirler ve kurtadamların düşmanlığı büyücüler arasında bile bilinen birşeydi.

Korkmuyordu, sadece donup kalmıştı. Daha da donuklaşan gözlerini adam dikti ve sanki hiçbirşey olmamış gibi davranmayı yeğledi. Bunu başarması oldukça zordu. Tam ne tür bir dövme istediğini soracakken ağzından bambaşka bir sözcük çıktı. "Benim yarı kurt olduğumu biliyor muydun?" dedi sanki normal birşey sorarmış gibi. Ağzından çıkan sözcükle resmen şaşkına dönmüştü. Eliyle hafifçe ağzını kapattı ve adamın derin gözlerine direk bakmayı sürdürdü. Adamın ona saldırmasını ifadesizce bekliyordu.

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
E. Niggle Borland
Ressam ~ Vampir
avatar

Erkek
Ruh hali :
Mesaj Sayısı : 445
Yaş : 29
Kan statüsü : Kurban ne verdiyse...
Galleon : 6502
Ekspresso Puanı : 11
Kayıt tarihi : 09/04/09

MesajKonu: Geri: Siyah Nilüfer   Perş. 30 Nis. 2009, 22:23

Vampir, bu soru karşısında şaşırmıştı. Gerçekten şaşırmıştı ve Niggle yıllar süren yaşantısında sadece bir kaç kez şaşırdığını hatırlıyordu. Hissettiği duyguyu tamamen başka bir şeye yormuştu. Aklına bir kurt adamın varlığı gelmemişti ve şu anda sadece yapmak istediği dövmeyi hayal ediyordu. Bu sebepten kadının aklını okumak gibi bir düşünce içerisine girmemişti.

Oysa, kadın kendini ele vermişti bile. Daha önceden de kurtadamlarla karşılaşmış, dövüşmüş ve hayatta kalmıştı. Yine de, özel olarak Kurtadamlara karşı beslediği bir nefret yoktu. Karanlık Nimetle birlikte gelen ölüm, ona başka canlı yaşamlara saygı göstermeyi öğretmişti.

Bir anlık şaşkınlığını basit bir şekilde örtbas ederek, kendini rahatlattı ve yüzüne her zamanki alaycı gülümsemesini yerleştirerek;

"Haklısın Aşkım. Bir bebek kadar çaresizim..."
Diyerek ellerini iki yana açtı. Bir başkası olsa, Niggle'a saldırmış, dişlerini geçirmiş, muhtemelen kolunu ya da bir başka uzvunu koparmış olurdu. Oysa bu kadın, düzeltelim kurt kadın, Niggle'a saldırmak yerine, onun vampir oluşundan endişelenmiş gibi görünüyordu.

Zehir yeşili gözlerini kadına dikerek, vereceği tepkiyi beklemeye başladı. Sonu kötü olsa bile, bu kez önlem almamayı tercih ediyordu.

_________________


Biz ölümsüzüz. Önümüzde bilincin takdir edemeyeceği ve ölümlülerin pişmanlık duymadan tadamayacağı zenginlikler var. Tanrı öldürür biz de öldürürüz; O zengini ve fakiri fark gözetmeden alır, biz de alırız. Tanrının hiç bir yaratığı bizim kadar yakın değildir, bizim kadar benzemez O'na. Cehennemin kokuşmuş sınırlarına hapsolmadan, O'nun bütün krallıklarında gezinen karanlık melekleriz biz.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Lassyné Velasquez

avatar

Kadın
Ruh hali :
Mesaj Sayısı : 76
Yaş : 22
Galleon : 6356
Ekspresso Puanı : 1
Kayıt tarihi : 22/02/09

MesajKonu: Geri: Siyah Nilüfer   Perş. 30 Nis. 2009, 22:38

Brielle adamın davranışı karşısında sersemledi. Adam sanki onun ne olduğunu ilk defa duymuş gibi şaşırmıştı. Halbuki Brielle onun kendisi için geldiğini sanıyordu. Onun şaşkınlığını hayra yorarak rahatladı. Sorun yoktu ve kimse onu öldürmeye gelmemişti. Ama şimdi ağzından kaçırdığı gerçekler ortalığı karıştırabilirdi. "Haklısın Aşkım. Bir bebek kadar çaresizim..." Aslında normalde bir vampir böyle bir fırsatı bulsa kaçırmaz saldırırdı. Ama onun yerine işi alaya vurmayı tercih etmişti. O zaman Brielle de aynısını yapacaktı. Zaten nedenini bilmediği bir sempati kazanmıştı karşısındaki vampire. Vampir demeye dili varmıyordu aslında, yaratık demek en doğrusuydu.

Elini ağzından çekerek yine dimdik konumuna geçti. Onun gözlerindeki esrarengiz bakışı aynen yerine iade etti. Sonra sanki hiçbirşey olmamış gibi dövme odasının kapısına gelerek içeriyi gösterdi. "Buyrun içeri geçin. Nasıl bir dövme istersiniz?" dedi gülümseyerek. Oyunu kuralına göre oynamasını çok iyi biliyordu. Belki de bu kelime oyunlarını birçok kişi ile oynamıştı, ama hiçbir kelime oyunu bu kadr esrarengiz değildi...Kuşkusuz hayatındaki en önemli günü yaşıyor ama bunu bilmiyordu. Bir vampir ve kurtadamın dostluğu tarihte bile kayıtlara geçmiş bir ilk sayılırdı.

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
E. Niggle Borland
Ressam ~ Vampir
avatar

Erkek
Ruh hali :
Mesaj Sayısı : 445
Yaş : 29
Kan statüsü : Kurban ne verdiyse...
Galleon : 6502
Ekspresso Puanı : 11
Kayıt tarihi : 09/04/09

MesajKonu: Geri: Siyah Nilüfer   Perş. 30 Nis. 2009, 22:56

"Zaten bir dövmem var." Diyerek gülümsedi. Ardından, elini pelerinin iç kısmındaki büyük cebe attı ve kadının bakışlarına karşı sorun olmadığını belirtircesine gülümsedi. Geniş iç cebinden bir kese çıkararak kadına uzattı.

"Dövmeyi yaparken, bunları kullanmanı istiyorum. Şimdilerde kullanılan ve insanın etine gömülen o tabancalar, ilk dövme teknikleri kadar kaliteli değil." Diyerek gülümsedikten sonra kadına kesenin içine bakması için işaret etti. Kesenin içinde, Niggle'a özel olarak gönderilen siyah renkli, zehirli nilfürler vardı.

"İnsanlar eskiden, dövme yapacakları bölgeleri aşırı derecede absorbe ederek kanattıktan sonra, üzerine kül basarak vücutlarına şekil verirlerdi." Dedi ve sonra elini kabalık etmiş gibi ağzına götürerek;

"Ama eminim ki bunu biliyorsundur." Dedikten sonra yüzünde bir gülümseme oluştu ve sivri dişleri tekrar göz önüne çıktı. Kadın keseyi incelerken, dövme yapılacak koltuğa oturarak kollarını iki yana açtı. Her yerde bu şekilde rahat olmak, oldukça hoşuna gidiyordu. Üstüne üstlük, bir kurtun önünde bu kadar rahat olabilmesine, bitmek tükenmek bilmeyen özgüvenine ve yılların tecrübesine bağlamıştı.

"Bir dövmem var demiştim." Dedikten sonra elini göğsünün üzerine koydu. "Tüm göğsümü kaplayan, siyah renkli nilüferlerden oluşuyor."
Dedi ve kadına bakarak;"Fakat dövmeyi yapan dostum öldüğü için, göğsümün üzerini kaplayan sanat eseri yarım kaldı. Ve tamamlaması için, kendimi senin yetenekleri pençelerine bırakıyorum." Diyerek kadını süzmeye başladı.

Gerçekten güzeldi ve gerçekten vahşi olduğunu söylemek gerekirdi. Bu koltukça, bu şekilde çaresizce otururken, Edmond'ın işini bitirmesi çok uzun sürmezdi. Ardından dörtyüz yıllık bir mazi, lanet olası bir dövmeci koltuğunun üzerinde son bulabilirdi.

Ama Niggle, böyle birşeyin olmayacağını biliyordu...

_________________


Biz ölümsüzüz. Önümüzde bilincin takdir edemeyeceği ve ölümlülerin pişmanlık duymadan tadamayacağı zenginlikler var. Tanrı öldürür biz de öldürürüz; O zengini ve fakiri fark gözetmeden alır, biz de alırız. Tanrının hiç bir yaratığı bizim kadar yakın değildir, bizim kadar benzemez O'na. Cehennemin kokuşmuş sınırlarına hapsolmadan, O'nun bütün krallıklarında gezinen karanlık melekleriz biz.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Siyah Nilüfer   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Siyah Nilüfer
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Zodiac-
Buraya geçin: