AnasayfaEkspresGaleriSSSKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Aşk Sandviçi

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Carmelita D'alora
Ravenclaw 6. Sınıf Öğrencisi
avatar

Kadın
Ruh hali :
Mesaj Sayısı : 75
Yaş : 22
Kan statüsü : Melez.
Galleon : 6099
Ekspresso Puanı : 7
Kayıt tarihi : 15/07/09

MesajKonu: Aşk Sandviçi   C.tesi 25 Tem. 2009, 13:14

Nasıl bir gündü bu böyle? Her şey üst üste gelmişti. Bütün ödevler birikmiş, ardı arkası kesilmeyen dersler yüzünden Carmy'nin pili bitmişti. Birde üstüne macera peşinde olan Corny. Çok önemli bir mesele olduğunu ve göl kenarında beklediğini söyleyip yok olmuştu. Daha Carmy tek kelime edemeden. Bu kızı anlamak imkânsız. Ee, tabii Alex gibi bir ikizi olursa böyle olur. İçindeki şu meraka söz geçirebilse Corny'i eker ve kütüphaneye saklanırdı. Kitap kokuları içinde huzur bulmak varken şimdi Cornelia'nın zırvalıklarını dinleyecekti. Kim bilir kimi gözüne kestirmiş, ayarlamam için bana yalvaracaktı. Gerçi karşı koyamayacağı bir teklifte bulunsa bu eziyeti çekmek zorunda kalmazdı. Kitaplar... Fakat bu sıralar kendini erkeklere çok bağladığı için cazip fikir olan kitaplar bile sönük kalabilirdi. Çok yazık. Neden özellikle beni seçmişti? Neden biricik ikizi Alex veya Isadora değildi? Ya da Teodor... Uzatmanın bir manası olmayacaktı çünkü Carmelita hangi deliğe girse de kız onu bulur ve çıkartırdı. Bundan sonra işkence devam edecekti tabii. Ardı arkası kesilmeyen konuşmalar. Tokat gibi çarpan kelimeler. Tek çare şu berbat günden ufacık bir zaman dilimi ayırıp kızın yanına gitmekti. Gerçi Corny zeki ve planlı ayrıca zırvalık sevmeyen bir kızdı. Önemli bir konu olduğunu biliyordu ama günün bu yorgunluğunda önemlide olsa bir konu kaldırmayacağı için ondan kaçmaya çalışıyordu. Gerçi eğer Cornelia konuşmama izin vermeden ortalıktan yok olduysa bu kesinlikle önemli bir durum olmalıydı. Gitmesi gerekliydi.

Carmy bahçeye indiğinde hala aklında dört dönen ödevleri düşünüyordu. Kahrolası ödevleri yarına kadar yetiştirmem imkânsız. Sanırım kütüphanede sabahlamam gerekecek. Neden ödevleri bugüne bırakmak gibi bir salaklık yaptım hala anlamış değilim. Suratı bir karış ayaklarını yere vura vura yürüyordu. Cornelia'nın şu saçmalıklarını dinledikten sonra suratına okkalı bir tokat yapıştırıp, oradan uzaklaşmayı planlıyordu. Evet, bu gayet güzel bir plandı. En azından günün sinirinide üzerinden atmış olurdu. Göl kenarına geldiğinde birazda olsa sakindi. Bu güzel ortam onu gerçekten rahatlatıyordu. Cornelia bilerek burayı seçmiş olabilirdi. Zekice bir seçim yapmış. Tebrik etmeyi unutmamam lazım. Düşünceleriyle her zaman kendini güldürmeyi başarmıştır. Yine aynı şey olmuş ve kıkırdamalarına engel olmamıştı. Corny çok sıkılmış olmalı ki göl de taş sektirmeye çalışıyordu ve her zamanki gibi başarısız oluyordu. Uzaktan onun kendini paralayışını izlemek keyif vericiydi. Devam et Corny. Kız usulca arkadaşının yanına yaklaştı ve yerde gözüne kestirdi oval taşı alarak uygun yere geldi, yana doğru döndü ve elini havada birkaç kez salladıktan sonra taşı göle fırlattı. Taş gölde altı defa sektikten sonra hızla göle daldı ve durgun suyu dalgalandırdı. Kızın başarısızlık sonucu sinirden alev almış gözlerini üzerinde hissediyordu. Carmelita durumu hiç bozmadan tek kaşını kaldırdı.
"Evet, Corny bu yoğunlukta sana vakit ayırdım. Umarım beni buraya çağırmak için geçerli bir sebebin vardır. Yoksa zamanımı boşa harcadığın için iyi bir cezayı hak edeceksin."
Kız kendinden o kadar emindi ki yüzündeki şapşal ifadeden bi' gram dahi eksilmemişti. Corny bileğini kavradı ve sesini çıkartmadan oldukları yere oturuverdi. Carmelita'da sarsılarak yere, bağdaş kurarak oturdu.
"Seni dinliyorum Cornelia."

_________________


En son Carmelita D'alora tarafından Paz 26 Tem. 2009, 11:22 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Cornelia Lachowski
Hufflepuff 6. Sınıf Öğrencisi & Sınıf Başkanı
avatar

Kadın
Ruh hali :
Mesaj Sayısı : 33
Yaş : 20
Kan statüsü : Muggle Doğumlu.
Galleon : 6056
Ekspresso Puanı : 0
Kayıt tarihi : 21/07/09

MesajKonu: Geri: Aşk Sandviçi   Paz 26 Tem. 2009, 02:33

Sıradan bir gün daha tüm hızıyla devam ediyordu işte, her zamanki gibi. Oldukça sıkıcı ve iç bunaltıcıydı. Grup şu sıralar yoğun derslerden ötürü dağılmış olsa da arada bir yeniden bir araya geliyordu. Corny ise sabahın köründe kalkıp Alex'in dertlerini dinliyor, kahvaltısın yaparken Dora'yı dinliyor, o kafayla gidip derse giriyor, dersten sonra Alex'i dinliyor, öğle yemeğinde Dora'yı ve ardından biraz ders çalışma umuduyla kütüphaneye gittiğinde Carmy ile doğru dürüst zaman geçirmeye çalışıyor ve Dora'nın ödevlerini yapıyordu. Kısaca Alex'in acısından, Dora'nın ödevlerinden bıkmıştı ve hem yorgunluğunu atabilmek için hem de ikizinin sorununa çare bulabilmek için ortak aldıkları bir derste Carmy'nin konuşmasına izin vermeden göl kenarına gelmesini söylemişti. Aklındaki basit planlar hayat bulacaktı, bir an tatlı bir yorgunluk çöktü üzerine. Eminim Carmy onu paralayacaktı, bunca ödevin arasında ne diye alıkoydun beni diye bağıracaktı ve de en önemlisi kütüphane özlemiyle yaşacaktı. Belki de onu ekecekti yine de onun pes edeceği düşencesi içini yiyip bitiriyordu, gözleri alev alev yanıyordu adeta.

Yumuşacık saçları rüzgarın da desteğiyle oldukça güzel bir şekil alıyor ardından tekrar omuzları hizasına geliyor ve uzuyordu. Rulo kağıtlar gibi açılıyor ve kapanıyor izlenimi veriyordu ki bu onun da hoşuna gitmeye başlamıştı. Üzerine giydiği pembemsi, kol kısmı dar ve püskülleri olan gömlek ve onun altına giydiği sıradan bir kumaş pantolon kalabalık arasına karışmasına yardım ediyordu. Dikkat çekmeyi sevmediği gibi dikkat çekmemek gibi bir uğraşı vardı, tek dileği göl kenarına gidip sakin bir şekilde kafa dinlemekti. İçinden Alex'e haykırmak geldi bir an. '' Neden ben? '' Gözlerini kıstı ve buram buram çiçek kokan göl kenarının güzel manzarasıyla karşı karşıya kaldı, burası bugün bazı konuşmalara ortaklık edecek, kavgaları ve sarılmaları izleyecekti. Sessizce bir kayaya oturdu ve Carmy'i beklerken gölde taş sektirmeye başladı, her zamanki gibi başarısız oluyordu. Aniden gölün üzerinde altı kez sektikten sonra suya hızla dalış yapan oval bir taşla karşı karşıya kaldı, arkasında Carmy olduğunu bildiğinden yüzüne ona doğru dönmedi ve rüzgarın saçlarını okşayışını büyük bir keyifle karşıladı. Ona doğru döndüğünde kızgınmış gibi hissediyor, Carmy'ye onu öldürecek gibi bakıyordu. Carmy ise tek kaşını kaldırdı ve konuştu:
"Evet, Corny bu yoğunlukta sana vakit ayırdım. Umarım beni buraya çağırmak için geçerli bir sebebin vardır. Yoksa zamanımı boşa harcadığın için iyi bir cezayı hak edeceksin."
Carmy'nin yüzüne bakmadan sadece bileğini kavradı ve nazik bir hareketle onu yanına oturttu. Ayakları ve vücudu birbirlerine bağlı olarak çalıştığından oldukça nazikti oysa Carmy için aynısı söylenemezdi.
"Seni dinliyorum Cornelia."

Bir süre kendince süzdü Carmy'yi. Elleriyle sıkı sıkı tuttuğu yeni ciltlenmiş ders kitapları vardı, gözlerinin altında ise mor torbalar. Demek ki gecelerdir doğru dürüst bir uyku çekememişti, neyse ki kendisi verilen ödevleri zamanında yaptığından uyku problemi olmuyordu ki bu iyi bir şeydi. Sapsarı ve beline kadar ulaşan saçları güneşte pırıl pırıl parlarken üzerindeki bembeyaz, askılı t-shirtü ve kot pantolonu ile oldukça harika görünüyordu. Corny asla onun gibi olamazdı, yine de kendiyle barışıktı. Kendisinin de oldukça bakımlı ve hoş olduğunu düşünüyordu. Carmy'nin sinirli bakışlarının altında kaybolduğunu hissedince incecik ve ruj sürülmüş gibi duran dudaklarını araladı:
'' Alex acı çekiyor Carmy. O Dora'ya aşık ve Dora ise bilmiyorum. Tek bildiğim onlar için bir şey yapmamız. Bir plan. Alex'in daha fazla acı çekmesi gücüme gidiyor. O her şeyin en iyisini hakediyor. Lütfen bana yardım et. ''


En son Cornelia Lachowski tarafından Paz 26 Tem. 2009, 17:22 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Carmelita D'alora
Ravenclaw 6. Sınıf Öğrencisi
avatar

Kadın
Ruh hali :
Mesaj Sayısı : 75
Yaş : 22
Kan statüsü : Melez.
Galleon : 6099
Ekspresso Puanı : 7
Kayıt tarihi : 15/07/09

MesajKonu: Geri: Aşk Sandviçi   Paz 26 Tem. 2009, 16:21

Duydukları karşısında şoke olan Carmy uzun süre ağzı yarım açık bir şekilde Corny'i dinledi. Susuyor ve izliyordu. Alex ve ikizi. İkizi ve Alex. Hayır, olamaz yani olmamalı. Duyduklarına hala inanamıyordu. Kocaman açtığı gözlerini Cornelia'ya dikmiş onu baştan aşağıya süzüyordu. Sanki yıllardır tanıdığı, her şeyini sular seller gibi bildiği arkadaşını hayatında ilk defa görüyor ve karşısındaki yabancıyı çözmeye çalışıyordu. Ne diyordu bu kız?

"Cornelia... S-sen ciddi misin? Yani Alex, senin ikizin olan Alex ve benim kardeşim, ruh ikizim Dora. Benim Dora'm öyle mi?"
Karşısındaki kız ağzını açmadan başını 'evet' anlamında sallayarak onayladı. Duydukları doğruydu. Alexander, Dora'ya âşıktı ve anlaşıldığı üzere yıllardır. Dora'nın bundan haberi yoktu ha? Bence yanılıyorlardı. O anda Carmy'nin gözlerine bir sis bulutu indi ve dumanların arasından geçmiş gözlerinin önünde tekrar canlandı. İkizinin Alex'e bakışları. Onu gördüğü an yüzünün kızarışı, boya küpüyle Alex'i yan yana gördüğünde kendine hâkim olamayışı. Her şey aralarındaki sıkı bağa işaret ediyordu. Nasıl olmuştu da Carmelita bunu anlayamamıştı. Peki ya neden ikizi ona bundan bahsetmemişti? Aralarında birbirlerinden sakladıkları hiçbir şey olmayan iki kardeşti onlar. Peki, bunu önemli konu paylaşılmadan geçilmişti. Anlaşılan bu Isadora için önemli, çok önemli bir durumdu. Aşk, bu gerçek bir aşktı. Annesi ve babasının arasındaki aşk kadar büyük. Birbirleri için her şeyi yapabilecek duruma getirebilecek bir aşk. Isadora Alex'i kazanamamıştı. Bana anlatırsa aralarını bir şekilde düzelteceğimi biliyordu ve sakladı. Kalbinin en derinliklerini gömdü. Acısını, zehir gibi kusmuştu içine.Benim biricik kardeşim. Cornelia'nın sabırsızlığı gittikçe artıyordu. Carmelita'nın uzun süren bu sessizliği onu rahatsız etmişe benziyordu. Kız tam ağzını aralayıp konuşacakken Carmy susmasını işaret etti.
"Anlıyorum. Peki, biz ne yapacağız Cornelia. Bir planın elbet vardır. Yalnız benim düşüncemi merak ediyorsan bu ilişkiye karışmamalıyız. Anlarsın ya fazlalık olmamalıyız. Onlar kendi aralarında halletmeliler. Eğer birbirlerine gerçekten bağlılarsa ki öyle gözüküyor onlar üstesinden gelmeli. Ben Dora'yı kendimden fazla tanıyorum. Araya girmemize inan büyük tepki gösterecektir. Eminim Alex'de buna tepkisiz kalmaz. Onu benden iyi tanıyorsun."

Dora, ikizinin böyle bir olaya karıştığını, aracılık yaptığını anlarsa onu öldürmekten beter ederdi. O can yoldaşı sigarayı kafamda söndürmekten hiç çekinmeyeceğine eminim. Olacakları hayal ederken gerçekten ürkmüştü. Gözlerinden ateşler saçan, saçı başı dağılmış, dağınık kıyafetleriyle terör estirecek bir kız, gerçekten hayatımız tehlike altında olabilirdi. Isadora'nın gözü döndüğü an onu kimse tutamaz, önüne geleni yere sererdi. En iyi işkence yöntemlerini seçer, gözyaşına taviz vermezdi.
"Cornelia. Şey ben..." Tırnaklarına acı dolu gözlerle baktı. "Tırnaklarımın olduğu yerden memnunum. Gezintiye çıkmalarını hiç istemem. Dora beni öldürmekten hiç çekinmez. Bu halde beni gözden çıkarttığına göre sana neler yapar bilemiyorum." İlk defa bu kadar sesli yutkunduğunu hatırlamıyordu. Cornelia'da korkmuştu fakat ikizinin üzülmesine daha fazla dayanamayacağını kendisi söylemişti.
"İşin peşini bırakmayacaksın değil mi? Peki ya Alex, Dora'ya sırılsıklam âşıksa neden o -tiksintiyle ağzını eğerek- boya küpüyle geziyor ve öpüşüyor?" Bunun cevabını merak ediyordu. Birine sırılsıklam âşıkken, başka biriyle sırf inat olsun diye hele de öyle iğrenç bir kıza nasıl katlanılabilirdi anlayabilmiş değildi.

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Cornelia Lachowski
Hufflepuff 6. Sınıf Öğrencisi & Sınıf Başkanı
avatar

Kadın
Ruh hali :
Mesaj Sayısı : 33
Yaş : 20
Kan statüsü : Muggle Doğumlu.
Galleon : 6056
Ekspresso Puanı : 0
Kayıt tarihi : 21/07/09

MesajKonu: Geri: Aşk Sandviçi   Salı 28 Tem. 2009, 17:37

Carmy'nin pürüzsüz yüzüne, masmavi gözlerine büyük bir dikkatle bakıyor, incecik dudağından çıkan her sözü kafasında yorumluyor ayrıca vereceği cevapları, anlatacağı şeyleri de düşünüyordu. Aslında sadece onu dinliyormuş gibi yapıyordu, söylediği hiçbir şey üzerinde uzun uzun düşünmüyordu. Duyuyor ve bir kağıt parçası gibi buruşturup çöpe atıyordu. Arada onu dinlediğini belli etmek için kafasını sallıyor, bazen de sadece bomboş bir kafayla onu dinlemeye çalışıyordu. Carmy olayları şaşkınlıkla karşılaşmıştı, ikizinin Dora'dan hoşlanması onda iyi mi yoksa kötü mü etki yaratmıştı anlaşılmıyordu. Üstelik olayları kendi kendine yorumluyor ve çok yanlış tahminler yapıyordu Carmy. İçinden ona haykırmak geldi, avazı çıktığı kadar bağırmak. '' Önce dinle, sonra yorumunu yap '' Boğazı yanıyordu, gözlerinin de oldukça korkunç göründüğünden emindi. Carmy ise söylediği her şeyi Cornelia'nın boğazına tıkıyordu. Gözlerini kıstı ve söyleyeceklerine yoğunlaştı, Carmy'nin sorduğu her soruyu ayrı ayrı cevaplamak üzere dudağını araladı:
'' Anladığını sanmıyorum Carmy. Alex daha önce Dora'ya açılmış ve güzel bir tokatla karşılığını da almış. Ancak bana anlattığı kadarıyla onu üzen tokat değil, gururunun kırılmasıymış. Kısaca Dora'nın ne yapmaya çalıştığını anlamıyorum. Ayrıca sanırım bazılarımız Dora'yı sütten çıkmış ak kaşık sanıyor. Ah Carmy bana yardım etmek istemiyorsan bu işi tek başıma da halledebilirim. Bu arada boya küpü meselesine ben de sıcak bakmıyorum ama sanırım acılarını bu şekilde kapatabiliyor. Dora'nın onu dışlamasını hoşlanmadığı bir kızla öpüşerek atlatabiliyor. Bu da takdir ettiğim bir yöntem olmasa da buna dur demek için yapmam gereken bir şey yok demek değil. Benimle misin? ''
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Aşk Sandviçi   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Aşk Sandviçi
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Göl Kenarı-
Buraya geçin: