AnasayfaAnasayfa  EkspresEkspres  GaleriGaleri  SSSSSS  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 Yön Değişimi

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Ignatius Rufus Heyworth
Slytherin 6. Sınıf Öğrencisi
avatar

Erkek
Ruh hali :
Mesaj Sayısı : 8
Kan statüsü : Safkan
Galleon : 6869
Ekspresso Puanı : 0
Kayıt tarihi : 25/07/09

MesajKonu: Yön Değişimi   Perş. 30 Tem. 2009, 02:27

Anlaşmalı RP...
Oyuncular: Ignatius Rufus Heyworth, Carmelita D'alora


Slytherin'in zindanlardaki ortak salonunda hiç ses yoktu. Meşalelerin aydınlattığı, zümrüt ve gümüş mozaiğinin kaynaştığı, karanlıklar içindeki bu odada, sabahın olduğunu anlayabilmek zordu. Ancak, Rufus için bunun fark ettiği söylenemezdi. 24 dilimlik koca günlerin tamamı onundu. Uyku, onun için yoktu...

Yine şömine başına çektiği tekli koltuğun üstünde düşünüyordu; yine islenmiş maşası elindeydi; yine kahverengi gözleri, her yoğunlaşma anında olduğu gibi siyahi bir tona bürünmüştü. Ağzı kupkuruydu. Hiç açılmamaktan dudakları mühürlenmişti. Dilini dudaklarının arasından çıkartıp onların açılmasına yardımcı oldu. Yüzünde kanın getirdiği hiçbir renk izi yoktu, eski bir sayfa gibi kuru ve soluktu.

Ancak kendine bakmadığını söylemek büyük bir yalan olurdu. Tüm kıyafetleri yerli yerindeydi, gömleği dışarı çıkmamıştı, süveterinin altındaydı, ve hatta cüppesi bile üstündeydi, en ufak bir kırışıklık barındırmıyordu. Sol göğsünün, kalbinin attığı yerin tam üstünde şömine ışıkları altında parlayan Slytherin arması vardı.

Tek bir şey düşünmekteydi o anda, yeni, bilmediği karanlık sanatlar. Bunlara karşı ilgisi hiç bitmemişti, Slytherin'in özel kütüphanesinde okumadığı kitap kalmamıştı. Ancak şato kütüphanesine hiç inmemişti. Biraz bilgiden zarar gelmez diye düşünerek öylece otururken, ağır ağır yere vuran birkaç ayak sesi duydu. Slytherinler uyanıyordu, demek ki sabah olmuştu. Arkasına dönüp bakmadı. Kimsenin de ona baktığını sanmıyordu. Alışmışlardır diye düşünmek doğru olurdu tabi, her sabah ortak salona inenler onu hep aynı yerde aynı şekilde buluyorlardı. Bir şeyler paylaşabilecek bir arkadaş kenara dursun, sadece selamlaştığı bile kimse yoktu.

Maşayı yerine bıraktı, cüppesini hafifçe sallandırarak doğruldu. Dosdoğru önüne doğru bakarak yürümeye başladı. Gözünün siyahi tonu çözülmüş, açık kahverengi olmaya başlamıştı yeniden. Ortak Salon'dan çıktı, üst katlara doğru yola koyuldu.

Camlardan vuran sarı güneş ışığı direk gözlerine ilişti. Bir süre onları alışmaları için kısması gerekti. Karanlığa alışmış gözlerinin bu renk cümbüşünü kavraması gerektiğinden fazla uzun sürdü. Kütüphaneye varana kadar etrafındaki hiçbir şeye gerektiğinden fazla dikkat etmedi (Bu onun için hiç dikkat etmemek demekti). Sanki her şey soyuttu, somut tek kavram oydu. Ondan başka bir şey yoktu.

Kütüphanede pek ses duyulmuyordu. Kitap kurdu olduğunu düşündüğü kişiler vardı sadece. Saati bilmiyordu ama erken olduğuna emindi. Bu kişiler sabahın bu saatinde orda olduklarına göre kitaplardan ayrılamadıkları aşikardı. Ama bunlarla ilgilenmemeliydi. İlgilenmemek için de fazla çaba harcaması gerekmedi. Gözleri tüm raflarda gezinmeye başladı.

Hoşuna giden ya da alakalı olduğunu düşündüğü birkaç kitap soğuk ellerinden geçip raflarına geri döndü. Beklediği gibi kitaplar gelmiyordu ellerine. Hep saçma sapan konulardan saçma sapan kitaplar buluyordu, arada bir ilgilendiği çıkarsa da koltuk altına sıkıştırıyordu. Eline aldığı son kitabı da rafına koyup yakın raflara doğru ilerlemeye başladı. Karşıya direk bakan gözlerinin dikkatini çeken mavi bir kravat oldu, üstünde ışıldayan bir yüz; kahverengi ile sarı arasında desenlenmiş saçlar; delip geçici gözler... Ağzı gülümsemeye benzer bir tavırla oynadı ama bu uzun sürmedi. Kasları kullanılmamaktan ağrıya sebep olmuştu. Dudakları tekrar eski haline döndü, ama gözleri, kıpırdayamadı...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Carmelita D'alora
Ravenclaw 6. Sınıf Öğrencisi
avatar

Kadın
Ruh hali :
Mesaj Sayısı : 75
Yaş : 23
Kan statüsü : Melez.
Galleon : 6941
Ekspresso Puanı : 7
Kayıt tarihi : 15/07/09

MesajKonu: Geri: Yön Değişimi   Perş. 30 Tem. 2009, 11:31

Gün doğumuyla sıcak yatak her sabah ki gibi terk edilmişti. Her sabah görülen kareler yine pürüzsüz bir şekilde işliyordu. Her şey aynı, aynı ve aynıydı. Değişen bir şey yoktu. Carmelita'da bile. Bu sabah gülümsüyordu sadece. Çünkü buradan çıkıp kütüphaneye atacaktı kendini. Yılların eskittiği sarı sayfaların, yılların üzerine sinmiş kokularında kaybetmek istiyordu kendini. Okumak, o mükemmel keyfin bedenini sarmasına izin verecekti. Huzur, hayat işte bundan ibaretti. Kitaplar onun hayatının vazgeçilmez parçalarıydı. Bazıları -kendilerini bir şey sanan kişiler tarafından- bunu delilik, saçmalık veya tam tersine aptallık olarak bilirlerdi. Fakat ne yazıktır ki bu düşüncelere sahip kişiler delinin en alası, tümüyle saçma ve aptalın ta kendisi olanlardı. Kendilerini bilmeyen, çokbilmişlere -öyle olduklarını düşünen- bunu hatırlatmak iyi olur. Kitap aşkı ne zamandır aptallık olarak yorumlanıyor bu da şaşırtıcı bir durumdu. Tanrı'nın bana armağan ettiği bu zekâyı tabii ki de hakkıyla kullanmam gerekir ve öyle de yapıyorum. Düşünceleriyle yeteri kadar oyalamıştı beynini. Şimdi en değerli parçası olan beynini doyumsuz olsa da doyurmaya çalışmaktı. Asla doymayacağını bile bile çabalamak, tüm kütüphaneyi silip süpürmekti.

Kütüphaneden içeri adımını attığı an burnuna gelen koku sakinleştiriciydi. Burnunu gıdıklayan toz zerrecikleri ise onu huylandırıyordu. Derin bir nefes aldı ve eski kitap kokuları ve tozun karışımı tüm ciğerlerini doldurdu. Şimdi hazırdı. Rafların arasında ellerini kitaplara sürüyerek geziniyor sanki hepsine ayrı ayrı 'selam' veriyordu. Aralarından birini sıkıca kavradı ve kendine doğru çekti. Fazlasıyla ağır olan kitap elde zor tutuluyordu. Onu nazikçe masaya bıraktı ve sandalyesine yerleşti. Kitabın üzerindeki tozları üfleyerek uzaklaştırdı. Uyuyan minik tozlar çığlık çığlığa uzaklaştırılmıştı alıştıkları yerden. Kim bilir bu kitap kaç yıldır el değmemiş, sevgiyle okunmamış bir kitaptı. Kitabın kapağını açtı ve ilk sayfasını eliyle okşadı, sevdi. Kitap bir ağaç gibiydi. Sayfaları ise yaprakları. Mevsim ise sonbahardı. Sonbaharda sararmış yapraklara benziyordu kitabın sayfaları. Narin ve kırılgan. Kitapla kısa bir aşk yaşadıktan sonra kulağına gelen mırıltıları kovamadı. Bir raf arkasından geliyordu sıkıntılı mırıltılar. Kitabı aldığı yere koyduktan sonra sesin geldiği yere yöneldi. Karşısında soğuk yüzlü, bir o kadar da büyüleyici bir suratla karşılaştı. İçindeki ani kıpırtının sebebi olan yüz. Yutkundu ve ihtiyacı olan kitabı elini attığı yerden çıkardı. Ona uzattı.
"Merhaba. Yardıma ihtiyacın varmış gibi gözüküyor. Ayrıca kendine engel olamadan mırıldanıyorsun. İşte, bu kitap işini görür." Tarifi olmayan bir duygu sarmıştı bedenini. Bu kitaplardan kaynaklanmıyordu. Daha farklı ve taze bir duyguydu. Alışılmadık. İhtiyaç duyulan kutsal bir duygu. Gözler birbirlerine kenetlenmişti. Bu duygu, ilk görüşte çarpılma saçmalıkları gerçek miydi acaba? Başına gelmesini istemediği, acılı bir durum. Bu sefer kapısını çalan aşk mıydı yoksa?

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Ignatius Rufus Heyworth
Slytherin 6. Sınıf Öğrencisi
avatar

Erkek
Ruh hali :
Mesaj Sayısı : 8
Kan statüsü : Safkan
Galleon : 6869
Ekspresso Puanı : 0
Kayıt tarihi : 25/07/09

MesajKonu: Geri: Yön Değişimi   Perş. 30 Tem. 2009, 13:56

Gözlerini diktiği o güzel yüzün dudakları oynamaktaydı şimdi, konuşmaları kulaklarının her köşesini yankıyla doldurmuştu. ''Merhaba. Yardıma ihtiyacın varmış gibi gözüküyor. Ayrıca kendine engel olamadan mırıldanıyorsun. İşte, bu kitap işini görür.'' dedi kız, Rufus'un uzun bir aradan sonra ona söylenen bu birkaç cümleyi kafasında uzun uzun tartması gerekiyordu.

Ama ondan önce kızın elindeki kitaba baktı, Bitkibilim'le ilgili olduğu aşikardı; sonra da kendi eline baktı, o kitap da Bitkibilim'le ilgiliydi. Ama o aranırken kontrol etmek için almıştı o kitabı, Bitkibilim'le ilgilenmiyordu ki!.. Ayrıca... Rufus mırıldanmazdı ki, bu kızın konuşmak için bir bahane arayışında olduğunu sezmişti galiba. En garip olanı da, diğer binadakiler Slytherin'lere ne yardım ederdi, ne de yardım alırdı. Bu kız neden böyle yapmıştı?

Ancak kız gelmişti işte. Rufus'un yanına bir bahaneyle de olsa gelmişti ve Rufus onun dünyada gördüğü en güzel şey olduğuna kesinlikle emindi. Adeta parlamaktaydı, gözlerini kamaştırmaktaydı, ondan başka hiçbir şey yoktu o an için, başka bir şey görememekteydi.

Konuşmak için kendini toplaması epey bir zaman aldı galiba çünkü kızın kitap tutan elinin biraz alçaldığını (ki bu yorulmaya işaretti) ve yüzünün de hafif bir limon tatmış kadar sıkıntılı bir hale büründüğünü fark etti. Ama ağzını açabilmesi, dilinin nerelere gideceğini ona tekrar hatırlatması ve ses tonunu düzenlemesi çok uzun zaman almıştı. Yüzünde bir kan dolaşımı hareketlenmesi sezmişti, gözlerindeyse bir esintinin tarifsiz hissi.

''
Ehm, şey... aslında ben...'' derken elindeki kitabı hızla rafına yerleştirdi. ''...Bitki- Bitkibilim'le ilgilenmiyorum... Şey, daha çok... şeyle ilgili...''

Bu berbat ve düzensiz konuşmayı kesen şey vicdanı ya da beceriksiz olduğu duygusu değildi. Birincisi, karanlık sanatlarla ilgilendiğini kıza söylerse gideceği barizdi, ama kız Slytherin olmasına rağmen gelmişti, bu tezini kanıtlayamazdı. Yine de söylememek daha akıllıcaydı. İkinci bir neden daha vardı... Gözleri bir an için kızdan uzaklaştı. Etrafında gezindi. Oraya az sayıda inen Slytherin'lerin gözlerinin ona odaklandığını bakmadan da hissedebiliyordu. Tüm gözler onu ordan delip geçiyor gibiydi. Kızı resmen unutmuş, tüm dikkatini onlara vermiş, onlara bakıyordu, ama napacağını bilmiyordu...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Carmelita D'alora
Ravenclaw 6. Sınıf Öğrencisi
avatar

Kadın
Ruh hali :
Mesaj Sayısı : 75
Yaş : 23
Kan statüsü : Melez.
Galleon : 6941
Ekspresso Puanı : 7
Kayıt tarihi : 15/07/09

MesajKonu: Geri: Yön Değişimi   Perş. 30 Tem. 2009, 14:44

Anlaşılan yanlış kitabı ona uzatmıştı. Hayatının ilk hatası bu olmuştu sanırım. Yanlış kitap seçmek ha? Carmelita'nın asla yapmayacağı şeydi. Hem kulakları onu yanıltmış olamazdı fakat olmuştu bir şeyler. Çok garip. Bu aşk denilen delice tutku yüzünden miydi onca şey? Saçma bir bağlanışın getirileri kötüydü. Şimdi sırf onunla konuşabilmek için kitap bahanesi uydurmuş gibi göründüğüne emindi. Bu kesinlikle yanlıştı. Tek amacı yardım etmekti fakat karşılaştığı kişi onu kesinlikle etkilemişti. Kanın yanaklarına sıçradığını hissedebiliyordu. Ne vardı da orada toplanma gereği duyarlardı ki? Şimdi kıpkırmızı olduğuna emindi. Bu daha da alçalmak demekti. Karşısında bir Slytherin öğrencisi vardı ve terslenmemişti. Şu anlık için. Hatta karşısındaki onu kırmamak için elinden geleni yapıyormuş gibi gözüküyordu. Zorla da olsa bir şeylere katlanıyordu. Mesela bina arkadaşlarının saçmalıklarını katlanıyor ve kahkahaları arasında kalabiliyordu. Şu kendini beğenmiş topluluktan nefret etmemek elde değil.
Tiksinti dolu bakışları şimdi Slytherin öğrenci topluluğuna dönmüştü. Hepsi de iğrenç gözüküyordu. Belki karşısında duran çocuk onların arasında olsaydı o da gözüne iğrenç gözükecekti. Bilemiyordu. Gerçi ona âşık mıydı onu da bilmiyordu. Elinde seçme şansı olsaydı âşık olmamayı seçerdi tabii. Bu çocuk onu bu kadar etkilediğine göre onunla karşılaşmamayı da isterdi. Geri dönüş olmadığı için katlanmak zorundaydı. Oradan hiçbir şey söylemeden çıkıp gitse -ki en iyisi bu olurdu- ve onu unutsa, yüzünü aklından silse gerçekten rahatlardı. Bu bağlanmalara alışık değildi ve sözde kalbi kapalıydı. İçine hapsettiği Isadora'dan başka kimse olmayacaktı orada. Slytherin grubunun aptal sözlerine kulaklarını tıkadı.
"Özür dilerim. Peki, hangi kitabı arıyorsun? Yardım edebilirim. Bu sefer doğru kitabı bulacağıma emin olabilirsin."
Yüzündeki gülümseme geri gelmişti ama mutlu olduğu söylenemezdi. Tamamen sahte bir gülüştü bu. Hiç bu kadar yapmacık olduğunu hatırlamıyordu. Karşısındaki çocuk ise iyice sıkılmışa benziyordu. Şaşılacak bir durum değildi. Buraya hiç gelmemeliydi. Yerine koyduğu kitabı alıp eski yerine dönmeliydi veya buradan çıkıp gitmeliydi. En sevdiği yerden gitmesi gerekliydi. Başkalarının keyfi yerine gelebilsin diye. Carmelita bu kadar iyi bir kız değildi. Bu fedakârlığı gösterebilecek kadar anlayışlı da. Eğer çok rahatsız olduysa kendisi gitmeliydi. Hatta şuan burada durması bile saçmalıktı. Her ikisinin de. Gözlerinin içindeki parlaklık sönüp gitmişti. Boş bakışlar almıştı yerini. Kendini tamamen ondan itmeye hazırlanıyordu. Hiçbir şey söylemeden arkasını döndü ve yerine koyduğu kitabını almak için rafların arasında tekrar gezinmeye başladı. Yardım etmeyecekti, konuşmayacaktı da. Kitabını alacak ve onun içine hapsedecekti kendini.

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Ignatius Rufus Heyworth
Slytherin 6. Sınıf Öğrencisi
avatar

Erkek
Ruh hali :
Mesaj Sayısı : 8
Kan statüsü : Safkan
Galleon : 6869
Ekspresso Puanı : 0
Kayıt tarihi : 25/07/09

MesajKonu: Geri: Yön Değişimi   Perş. 30 Tem. 2009, 15:08

Gözlerini Slytherin'lerin üstünden çekmek biraz zor gelmişti Rufus'a, bu yüzden böyle bir şey denemedi. Gülenler ya da tiksintiyle bakanlara net ve sert şekilde baktı. Susmazlarsa Ortak Salon'u başlarına yıkarım işaretiydi bu. Hiçbirini tanımadığından fazla da umursamıyordu. Tek amacı karşısındaki kıza rezil olmamaktı. Yavaş yavaş gerçeklerin farkına varıyor olsa da...

O bir Ravenclaw'du, belki safkan değildi, hatta belki bulanıktı. O atalarının değerlerine uymayan biri olabilirdi. Zaten Slytherin'den başka ata değerine uyan pek insan olduğu söylenemezdi. Üstelik kendine has bazı değerler vardı. Bunları da bir kız için terk etmeyecekti.

Yine de her zamanki gibi kendisi için düşündü, bu kız bulanıksa kime neydi ki? Gayet güzeldi, kan saflığı yüzün güzelliğini belirlemede pek etkili olamıyordu. Ve etkilenmişti, bunu da kimse değiştiremezdi. Ancak hala yüzünü ona dönebilmiş değildi.

Bir süre sonra kızın yardım teklifi kulaklarında çınlayınca ağır ağır çevirdi başını. Kızın limon tatmış yüz ifadesi giderek daha da sıkıntılı hale geliyordu. İlk gördüğü o yardımsever yüzü görmek için çok şey feda edebilirdi galiba. Gözleri tam anlamıyla ona odaklıydı yine, etraftaki sesler bir Muffliato büyüsü yapılmış gibi yok olmaya başlamıştı. Ancak kızın sıkılgan tavrı hiç değişmemişti. Bir anda arkasını dönüp cevap bile beklemeden ilerlemeye başlamıştı...

Bu da neydi şimdi? Cevaplamadan gitmek de neyin nesiydi? Gayet kabaca bir davranıştı, ama altında neler yattığına dair en ufak bir fikri yoktu o an. Slytherin'ler miydi gitmesine sebep olan? Ya da kendinin bir Slytherin olması mıydı? Yoksa başka bir durum mu vardı? Bilmesine imkan yoktu. Önemli olan kızın gitmekte olduğuydu. Ve düşünmek için fazla zaman yoktu.

Önce elini cüppesine doğru götürdü (bunu yapınca o kolunun koltuk altındaki tüm kitaplar yere saçıldı), sonra ordan bir asa çıkardı. Asayı havada çevirerek bir kağıt oluşturdu. Düşen kitapları toplamak için vakit harcamadan kızın peşinden koştu, onun kolunu tuttu. Tuttuğunda da fark ettirmeden (ya da fark edilmişti ama o öyle sanıyordu) kağıdı kızın cebine sıkıştırdı.

''
Şey, adını sormayı unutmuştum... (tam bu an mimiklerinin ağrısına aldırmadan net bir gülümseme tutturdu) Eh, adını öğrenmemde bir sakınca var mı?..''
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Carmelita D'alora
Ravenclaw 6. Sınıf Öğrencisi
avatar

Kadın
Ruh hali :
Mesaj Sayısı : 75
Yaş : 23
Kan statüsü : Melez.
Galleon : 6941
Ekspresso Puanı : 7
Kayıt tarihi : 15/07/09

MesajKonu: Geri: Yön Değişimi   Perş. 30 Tem. 2009, 15:35

Neden bu kadar sinirlendiğini bilmiyordu ama kendi gibi olmalıydı ve o böyleydi. Bekletilmeyi sevmeyen, sorularının cevapsız havada asılı kalmasını seyredemeyen biriydi. Bunlar gerçeklerdi. Olması gerekeni de yapmıştı. Evet, o bir Slytherin öğrencisiydi. Bu tavırı onun için önemli olmaya bilirdi hatta belki Carmelita'nın orada olmadığını daha fark etmemişti bile. Hiçbir şey önemli değildi. Onu bir kere görmüştü. Bu ilk ve son olacaktı. Başka bir zaman yüzünü görmek istemiyordu. Yanındaki o arkadaşlarını da. Tabii ne kadar arkadaş denilebilirse. Bütün günün mutluluğu uçup gitmişti. Bir daha da getiremeyecekti biliyordu. Kitaplar belki unutturabilirdi ama eskisi olmayacaktı. Yeni bir günün başlangıcını bekleyecekti. Her şeyin sıfırlanmasını ve tekrar başa dönmesini. Raftan çekip aldığı kitap ilki gibi ağır gelmemişti. Onu rahatça taşıyabiliyordu. Ta ki karşısında o çocuğu görene kadar. Şimdi kollarında tonlarca taş taşıyormuş gibi hissediyordu. Kitapları gördüğündeki o masum bakışta kaçıp gitmişti. Bu çocuk her ne yapıyorsa, onun dış görünüşünü etkiliyordu. Artık istemesede ona karşı gülümsemek veya nazik olmak istemiyordu. Böyle düşünmesinin sebebini anlayamıyordu. Kıza bir şey yapmamıştı. Ortada dert edilecek bir olayda yoktu. Sanırım sadece kendisine bağlanmasına sebep olmuştu. Evet, bu bir sorundu. Çok büyük bir sorun. Böyle bir bağlanışı 2 yıl öncede yaşamıştı. Hem de bu sefer ki gibi değil. Daha ağır ve daha tutkulu. O zamanları hatırlamak içini hala yakıp, kavuruyordu. Bu da öyle olmayacaktı. Bu başından daha sönük başlamıştı. Bir daha acı çekmek istemiyordu ve güven sözlerini işitmekte istemiyordu. Onun için aşk kavramı 2 yıl önce, hayatının aşkının okuldan kaçıp, dönüşüme uğramasıyla bitmişti. Yok olmuştu. Karşısında duran çocuğun bunu geri getireceğinden emin değildi ama çabalıyordu. Kalbinin derinlerine elini sokup o duygunun dışarıya taşmasını istiyordu ama yapmayacaktı. Hiç olmadığı gibi ukalaca kaşını havaya kaldırdı ve onu dinledi. İsmini soruyordu. Neden? Bir daha görüşme umudu filan mı vardı? Ah, ne yazık ki hayal kırıklığına uğrayacak. Kafasını alaylı bir gülüşle yana çevirdi ve cübbesinin cebine atılan kâğıdı gördü. Şok olmuştu. Ne yapıyordu bu böyle? O kâğıtta ne yazılıydı. Yanlışlıkla olan bir şey değildi. Bilerek atılmıştı o oraya. Elinde tuttuğu kitabı göğsüne yasladı.
"Hayır, bir sakıncası yok." Cebindeki kâğıda elini atmamak için zor tutuyordu kendini. Durmadan cebine bakıyordu. İyice afallamıştı. "Carmelita D'alora." Kestirip atarmışçasına söylemişti ismini. Peki ya o kimdi? Boş gözleri yine devreye girmişti. "Peki ya senin ismin nedir?" İsmi o kadar önemli miydi? Olayın içinde cebine atılan bir kâğıt parçası olmasaydı hayır, önemli olmayacaktı ama işler farklı işliyordu. Bugüne kadar tanınan bütün Slytherin öğrencileri ukala, umursamaz olurdu. Bu ise farklıydı. Umursanmak istiyordu veya eline geçen fırsatı değerlendirmek. Kâğıtta ne yazdığı o kadar önemli değildi. Aynı şekilde ismi de. Bu şekilde başlamamalıydı. Bir başlangıç olmaması gerekiyordu. İki tarafında canı acıyacaktı. Bu belliydi. Çünkü kız hala *Michael'i unutamamıştı. Onunla yaşadıkları her şeyden farklı ve öteydi. Aynı şeyleri başkasıyla yaşayabilir miydi bilemiyordu. Yaşasa da Michael hep içinde olacaktı. İçini yakıp kavurmaya devam edecekti. Bu şekilde yeni bir sevgiye kapılamazdı. Onu ilk gördüğünde tutulmuştu ama uzun sürmeden bitirmek en iyisi olacaktı. Başlamadan bitmesi buydu işte. Onu üzmek, zedelemek istemiyordu. Kendi aşk acısını her gün bilerek oymak istemiyordu. Yapılacak belliydi. Cübbesinin cebine elini attı ve kâğıdı çekip çıkardı. Ellerinin titremesine engel olamıyordu. Sıkıca tuttuğu kâğıt parçasını çocuğun avucuna koydu. İçinde ne yazdığını bilmiyordu. Bilmek istediğini de sanmıyordu. Gözyaşlarına bu sefer engel olmalıydı. Minik kristal damlalarını geldikleri gibi geri gönderdi.
"Özür dilerim. Ben... Bilemiyorum. Hoşçakal."İlk defa bu kadar anlamsız konuşmuştu. Kesik kesik ve bir bütün olamayan cümleler. Yüzüne bakmaya korkuyordu. Gözlerine bağlanmıştı. Daha fazla acı çekmek ve çektirtmek istemiyordu. Onun güçlü biri olduğu her halinden belli oluyordu. Eminim bu sefer umursamayacak bile. Doğal olanı da bu. Umursamamalı. Elinde tuttuğu kitabı yerine yerleştirdi ve göz göze gelmekten kaçınarak hızlı adımlarla oradan uzaklaştı. Yürüyordu, bilmeden, anlamadan, hüzünle yürüyordu. İşte bu sefer gelen soğuk, acı damlaları geri gidememişti. Ağlıyordu ama her şeyi kendisi yapmıştı. Kısa sürecekti inanıyordu. Michael hayatını süslediği gibi maffetmişti de. Bunu hak etmiyordu. Şimdi tek dileği ağlayabilecek bir dost omzu bulmaktı.

_________________


En son Carmelita D'alora tarafından Perş. 30 Tem. 2009, 16:35 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Ignatius Rufus Heyworth
Slytherin 6. Sınıf Öğrencisi
avatar

Erkek
Ruh hali :
Mesaj Sayısı : 8
Kan statüsü : Safkan
Galleon : 6869
Ekspresso Puanı : 0
Kayıt tarihi : 25/07/09

MesajKonu: Geri: Yön Değişimi   Perş. 30 Tem. 2009, 16:31

Çeşitli nedenlerden dolayı RP durdurulmuştur.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Yön Değişimi
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Kütüphane-
Buraya geçin: