AnasayfaAnasayfa  EkspresEkspres  GaleriGaleri  SSSSSS  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 Tutku

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Jessica Spangler
Gryffindor 6. Sınıf Öğrencisi & Sınıf Başkanı
avatar

Kadın
Ruh hali :
Mesaj Sayısı : 157
Yaş : 30
Kan statüsü : Safkan
Galleon : 6906
Ekspresso Puanı : 18
Kayıt tarihi : 14/07/09

MesajKonu: Tutku   Ptsi 07 Eyl. 2009, 22:10

Jess, büyük bir dikkatle Teodor’u dinlemişti. Belli ki yaşadıkları ona acı vermiş, çocukluğu geçireceği o mutlu yıllar yerine ardında derin izler bırakan kara sayfalara dönüşmüştü. Ama Jess, Teodor’un yüzüne baktığında bir şekilde onun bu acıdan kurtulduğunu, kendini çekip çıkartabilmeyi başardığını görebiliyordu. Ne olmuş, nasıl olmuş bilmiyordu ama karşısındaki bu genç adam kendini refaha çıkarmıştı.

Teodor, anlattıkları bittikten sonra bu kez de topu Jess’e atmış onun yaşamını sormuştu. Ardından da fazla zamanları kalmadığını belirterek, Jess’e başka bir yere gitmeyi önermişti. “Bende gitmek istemiyorum. Onun için de bir yerlere gitme fikri kulağa hoş geliyor.” gülümsedi ve “Hadi buradan çıkalım. Nasıl olsa gidecek bir yer buluruz. Ama farklı yollarla çıkalım. Önce ben gideyim. Sen daha sonra çık. Hogwarts’ın ana kapısından biraz daha aşağı bir yolda görüşürüz. Seni bekliyor olacağım.” diye ekledi. Sonra da yaptıkları plana uyup dışarı çıktılar. Okuldaki partiden gelen sesler her yere ulaşıyordu. Kimsenin kimseyi takar bir hali yoktu. Herkes kendi eğlencesine dalmıştı. Bu büyük bir fırsattı onlar için. Kimseye görünmeden okuldan çıkabilmişlerdi. Dışarı ilk çıkan Jess olduğundan havanın artık iyice karamaya başladığını da ilk fark eden o olmuştu. Kendiler içerideyken belli ki çok zaman geçmişti. Ama onlar nasıl geçtiğini anlamamış, hep yeni konuşmaya başlamışlar gibi hissetmişlerdi. Hatta bu yüzden sürekli birbirlerine çok az zamanları olduklarını vurgulamışlardı. Jess, onun yanında bu denli zaman geçirebildiği için mutluydu. Demek ki onun yanında en huysuz kötülükler bile zamanını yitirmiş çıkmazı olmayan bir tünel misali sonsuza doğru eriyip gidiyordu.

Anlaştıkları yerde buluşan ikili, dikkat çekmemek için hızlıca yürümeye başladılar. Nereye gideceklerini bilmiyorlardı. Ayakları mutlaka onları bir yere götürürdü. Bir süre öyle sessizce yürüdüler. Diagon Yoluna geldiklerinde nereye gideceklerini bulmak için bir süre yürümeye ara verdiler. Sonra Jess, çok acıktığını söyleyince bir restorana gitmeye karar verdiler. Diagon Yolunun sonu Knocturn Yoluna açılıyordu. Orada güzel bir restoran olduğunu hatırlayıp, tercihlerini oradan yana kullandılar. Knocturn bir yönden de görünme ihtimallerini en aza indirgemek için seçmişlerdi. Vendégloje tam karşılarında duruyordu şimdi. Üç katlı bu binaya girdiklerinde, kendilerine oturmak için en köşedeki masayı seçtiler. Jess, kendine kaymak birası ve hindi sipariş ettikten sonra hemen söze koyuldu, “Annem ve babam Hogwarts’ta dördüncü sınıftayken tanışmışlar. Ve birbirlerini ilk görüşte âşık olmuşlar. Annem aşklarından bahsederken hep “bizimkisi yıldırım aşkı” diye bahseder. Dört yıl boyunca çıkan ikili okul bittikten hemen sonra evlenmişler. İkisi de varlıklı ailelerden geldiklerinden hiçbir şeyi dert etmeden, ilk akıllarına gelen bir fikirle hemen evlenmişler. Daha sonra da ikisi de bir mesleğe kavuşup, uzunca bir süre dünyayı dolaştıktan sonra aralarında benimde olmamı istemişler. Ve ben olmuşum.” Jess bunları anlatırken, her seferinde aklından kendisinin de böyle mutlu bir yaşamı olup olmayacağını geçirir. Bunun içinde anlatımlarında hep bir özlem ve sevinç vardır. Böyle muhteşem bir aileye sahip olmanın verdiği sevinç ve kendisinin bir türlü aradığını bulamamasının verdiği özlem.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Teodor Amberiotis
Gryffindor 5. Sınıf Öğrencisi
avatar

Erkek
Ruh hali :
Mesaj Sayısı : 184
Yaş : 27
Galleon : 7187
Ekspresso Puanı : 21
Kayıt tarihi : 16/03/09

MesajKonu: Geri: Tutku   Ptsi 07 Eyl. 2009, 22:39

Acılı bir geçmişi vardı, ama ona temiz bir sayfayla kapamıştı. Ne vardı ki, ne olda herkesi olduğu gibi kabul edip öyle sevmeliydi. Bu yüzden mutluydu ve hala gülüyordu hayatta, hiçbir zaman küsmemişti. Belki de salak durumlara düşerek güldürmeyi bu yüzden seçmişti. Gülücük acı bir anın silinip yok olmasına gebe oluyor ve kapatıyordu o siyah perdeleri aydınlığa çeviyordu. Jess'te de bu ışığı görüyordu Teodor, söylediği teklife koşulsuz bir şekilde evet diyen Jess'e sarıldı ve ardından ilk Jess ve sonra Teodor sanki ayrı yollara gidermiş gibi 5 dakkika arayla aynı yere gelmişlerdi. Parti hala bitmemiş olacak ki çığlıklar ve eğlence sesleri her yerdeydi.Bu onların iyiliğine olduğundan yeni bir gün doğmuştu. İlk buluşmalarında nasıl sabaha kadar güneşin doğumunu izleyip sonra o günün getirileriyle ayakta duruyorlarsa şimdi de gecenin o bilinmez yolunda ilerleyerek onun da güneş gibi açılarak bulutların kaybolup ayın onları aydınlatacağını savunarak onla inatlaşıyorlardı. Buluşmanın ardından ikili hala görünebilme olasılığının telaşıyla Hogwarts'tan uzaklaşıyorlardı. İçleri sarıp alevlendiren tutku ve yürürken ellerinin birbirine değmesi inanılması güç gibi geliyordu Teodor'a, o düşüne dururken Diagon yoluna gelmişlerdi bile, zaman onla ne çabuk akıp gidiyordu. Hava kararmış bulutlar bir çıkıp bir kapanarak ayın göğü aydınlatmasını sağlıyordu. Onla geçen 1 gün yaşamayı nereden bilebilirdi ki o yanındaydı ve neredeyse saatlerdir konuşuyorlardı. Jess'in acıktığını haykıran sesini duyan Teodor Diagon yolunun sonunda Knoctourn yoluna doğru açıldığından orada bir yer bulabileceğini düşünerek oraya doğru yürümeye başlamışlardı. Artık sesler de kendini yutmuş görünüyordu, ama kimin umurundaydı. ikisi de artık birbirini tanıyor ve her türlü kabulleniyordu.

Yol bitmek bilmiyor derken bir anda beliren villa şeklinde bir restronta gelmişlerdi. "Vendégloje" yapacaklarına yataklık edecek bir yerdi. Aslında sadece yemek yiyeceklerdi, ama gören biri bunu rahatlıkla yanlış anlayabilirdi. Hele de Teodor o sırada bir şeyler saçmalarsa bu olasılığı aklına getirip kaybetti o. Çünkü bugün herkes belli bir yerdeydi ve ona eşlik eden tek şey Jess ve Teodor olacaktı. En köşede ki masaya oturduktan hemen sonra gelen garsona piliç ve kaymak siparişi vermişit Jess, Teodor acıkmadığını sadece bir tane şarap istediğini söyledi. Neden şarap içmek istediğini bilmiyordu. Ama belki de içmeden sarhoş olmak yerine içerek ayık kalmayı tercih etmişti. Jess siparişlerin hemen ardından Teodor'un sınıfta sorduğu soruyu yanıtlamaya başlamıştı. Ne kadar sorunsuz ve birbirine her türlü bağımlı, ilk günkü aşık olan bir aileye sahipti. Ona bir yönden imrense de yanında olup bunu paylaştığı için bu beş dakika bile sürmemişti. "Jess, acılar her yönden farklı; ama aynı. Seni bana kader mi gönderdi bilmiyorum ya da bu yaptığımız. Gene düşünmeye başladım ve daha içmedim bile. Ne olacağını bilmiyorum aslında, fakat seninle olunca her şey hızlı ama yavaş... Acaba anlatabiliyor muyum?" diyerek içinden geçenleri söylerek ona bir tür teşekkür etmeye çalışmıştı. Beceriksizlik yok ve yasaktı. O yüzden cümlenin adı açık ve kalemin ucu umut doluydu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Jessica Spangler
Gryffindor 6. Sınıf Öğrencisi & Sınıf Başkanı
avatar

Kadın
Ruh hali :
Mesaj Sayısı : 157
Yaş : 30
Kan statüsü : Safkan
Galleon : 6906
Ekspresso Puanı : 18
Kayıt tarihi : 14/07/09

MesajKonu: Geri: Tutku   Salı 08 Eyl. 2009, 00:32

“Evet anlıyorum. Peki, içince ne olacak? Daha şimdiden böyleyse.” dedi gülümseyerek ve ekledi, “Ama sen neden böylesin ben onu bir türlü çözemedim. Yani sürekli bir korku içerisindesin. Bak ben şu an yanındayım değil mi?” Bunları söylerken Teodor’un gözleriyle olan direk teması kaçırmıyordu. Bir yandan da onun masada duran elinin üzerine elini koydu. “Önemli olanda bu değil mi zaten? Gerisini artık düşünme. İtiraf etmeliyim ki bende en az senin kadar korku ve endişe içerisindeyim. Ama bunları senin yanında düşünmemeye çalışıyorum.” dedi. Anın tadını bozmamak, doyasıya keyfini çıkartmak için elinden geleni yapıyordu. Ve bunu onunda yapmasını istiyordu. Kendisiyle birlikte paylaşmasını. Ancak bu şekilde inanıyordu mutluluklarının çoğalacağına.

Garson siparişleri getirince Jess elini istemeden de olsa çekti. Bunu yaparken de kızardığını, ilk defa bir utanma duygusuyla karşı karşıya kaldığını fark etti. Elini ilk tuttuğu erkek o değildi, bu hissi tanıyordu da. Ama yine de sanki bu heyecanı ilk defa yaşıyormuş gibi hissetti. Karnı kasılıyordu. Heyecandan olduğu çok aşikârdı. Önünde duran yemekten bir ısırık almak için çatalını uzattı. İlk lokmayı ağzına aldığında artık canının yemek yemek istemediğini, sadece içkisini içip geri kalan zamanın hepsini Tedor’la geçirmek istediğini hissetti. Ama sabahtan beri aç olduğu düşünülürse bir şeyler yemesi şarttı. Yavaş ve narin bir şekilde yemeğine devam etti. Kendisi yerken bir yandan da şarabını yudumlayan Tedor’un kendisini izlediğini hissedebiliyordu. Jess’te bir şeyler görüyor olmalıydı. Belki geleceği, belki de atacağı bir sonraki adımın karasızlığını ve getirilerini… Kim bilir…
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Teodor Amberiotis
Gryffindor 5. Sınıf Öğrencisi
avatar

Erkek
Ruh hali :
Mesaj Sayısı : 184
Yaş : 27
Galleon : 7187
Ekspresso Puanı : 21
Kayıt tarihi : 16/03/09

MesajKonu: Geri: Tutku   Salı 08 Eyl. 2009, 01:01

Korku nerede olsa onu buluyordu. İstese de istemese de yansıyordu kelimelerinin içine yerleşmiş gizli bir ajan gibiydi. İstemeden de olsa artık yitirilmişliğe alışkın olmanın verdiği bir şey olsa gerekti. Jess'in cevabı da bunu yüzüne vurması da bundandı, am korkacak bir şey yoktu, tedirgin olabilirdi. Belki de biraz telaşlı ve heyecandan zırvalayabilirdi; fakat ona karşı çekingen olmamalıydı. Karşısındaki kızı o kadar çok seviyordu ki, onun elini eline koyuşunu sanki bir rüyadaymış gibi seyretti. Her şey hayal meyal olsa da gerçekti. Korkunun kimseye faydası yoktu. Artık yüreklerinde ki bir ovuç kor alev almış daha da ilerisine adım atmak için tutkuyla savaşıyordu. Daha ne uzatıyordu kelimeleri de Jess'in moralini bozuyordu. Hiçbir zaman diğer erkekler gibi olamamıştı. Gerçi sırf bu yüzden kendini öldürüp buralardan gitmek istediği zamanlar oldu; ama artık onu ondan daha iyi tanıyan ve onunla birlikte anın su gibi akıp gittiğini söyleyen biri vardı.

Tam bu sırada garson Jess'e yemekleri servis etmek üzere başında tepsiyle belirmişti. Jess istemeden de olsa elini çekip kızarmıştı. Kızaran yanaklar al al olunca Teodor belli bellirsiz gülümsedi. Garsonun tepsisinden şarabını aldıktan sonra dudağına götürdü ve şarabın kokusunu burnuna çekti. Cam bir yandan ağzına değiyor olsa da koku içini aydınlatıyordu. Ne konuşmalıydı. Doğru kelimeler neredeydi. Kelime haznesine bakıp dururken Jess'in tabağının tavuğuna değip bıçağa değmesiyle çıkan sesler eşlik ediyordu. Çok garipti ilk defa ne diyeceğini düşünüyordu. Saçmalasa kendini kmtülese, korktuğunu söylese karşı çıkacak vardı. Bu durum uzun zamandan beri başına gelmiyordu. Bunu sevdiğini ve her türlü onun için elinden geleni yapacağını mı söylemeliydi. Sessizliğe bir dur demeliydi, ama önce hala koklamakta olan şarabı kıvama gelmesi için altından çevirdi ve yavaş yavaş içmeye başladı. Şarabı içerken bile gözü Jess'teydi. O kadar inanılmazdı ki sanki bu anın kaybolacağından korkuyordu. Onu uzaktan izlemek bile az da olsa hissebilmek bile ona ulaşabilmenin tek göstergesiydi. Ve istenmeden de olsa dökülen ve açılan kelimeler " Biliyorum Jess, anlıyorum. Anı yaşamanın tadı bambaşka, ama an şu an sen olunca bu konuda mazur gör beni, sende benimlesin bunu da artık daha iyi anlıyorum. Korkmuyorum hatta, ama içimi gıdıklayan ve benim sana daha yakın olmamı sağlayan bir şeyler var. Seni görünce çocuk gibi oluyorum, hislerim karmaşıklıktan da çıktı artık net ve basit sadece seni istiyorum ben, her günü seninle geçirmeyi, yemek yerken izlemeyi, kollarım altında uyumanı da istiyorum. Artık daha eminim, görüyorsun". diyerek içinde ki her şeyi bir anda söylemişti. Jess'in bir an ona bakması ve başına vuran, onu deli eden ateş... Teodor Jess'le artık daha da ilerisini görüyordu, bunu söylemek kolay olmamıştı. Fakat Jess bunu söyleyebiletecek tek insandı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Jessica Spangler
Gryffindor 6. Sınıf Öğrencisi & Sınıf Başkanı
avatar

Kadın
Ruh hali :
Mesaj Sayısı : 157
Yaş : 30
Kan statüsü : Safkan
Galleon : 6906
Ekspresso Puanı : 18
Kayıt tarihi : 14/07/09

MesajKonu: Geri: Tutku   Salı 08 Eyl. 2009, 17:02

Teodor’un söyledikleri ani de olsa, olması beklenen şeylerdi. Buna hazırlar mıydı ya da kendisi hazır mıydı bilmiyordu ama olacaksa onunla birlikte olsun, hiç önemi yoktu. Teodor cümlesini bitirdikten sonra Jess onu şöyle bir süzdü. Zehir yeşili gözleri Jess2in içine doğru akıyor, bakışları ruhunu delip geçiyordu. Yüz hatları keskin ve yumuşaktı. Saçları vardı birde Jess’in daha önce güzel olduğunu fark etmediği. Ya da fark edipte anlamını yeni yüklediği. Onunla daha önceleri de muhabbet etmelerine rağmen her şey yeni yeni şekilleniyor, bir anlam kazanıyordu. Her kelimesi, onun o güzel dudaklarından dökülen her bir sözcük Jess’in ruhuna teker teker kazınıyordu çıkmamacasına. Bir yandan nasıl böyle olduğunu düşünüyor, bir yandan da hisleri ile ilgili açık vermemeye çalışıyordu. Bu kadar kolay teslim olmanın sonuçları kötü olabilir, Teo Jess’i yarı yolda bırakabilirdi. Her ne kadar bunun olmayacağı güvenini vermeye çalışsa da sonuçta o da bir erkekti. Ve erkeklerin en iyi bildiği şey, bir kızı yarı yolda bırakmaktı. Jess bunu çok görmüştü. Kendisine bir defa olmuştu ama yine de olmuştu. O bu düşünceler içerisindeyken Teodor’un kendisine baktığını ve bir cevap beklediğini fark etti. Kendini toparladı ve “senin istediğin her şeyi bende istiyorum. Seninle uzun uzun konuşmayı, gözlerinin içine dalarak huzur bulmayı ve orada kaybolmayı, saçmaladığını düşündüğünde yüzünün aldığı şaşkınlık ifadesini görmeyi.” dedi ve bu lafın üzerine ikisi de baya güldüler. Sonra Jess konuşmasına devam etti “Ve seninle güne uyanmayı.” Bu son cümleden sonra ikisinin de yüz ifadesi daha ciddi bir hale büründü ve birbirlerine bakışları buğulanıp, yeni anlamlar kazandı. Birbirlerine uzunca bir süre dikkatlice baktıktan sonra Jess öne doğru eğilip, “Ama bunlar nasıl olacak bilmiyorum. Tüm bu isteklere nasıl erişecez ya da ben nasıl bunlara sahip olacağım en ufak bir fikrim dahi yok.” dedi. İçini yine bir umutsuzluk dalgası kaplamıştı. Sandalyesinde huzursuzca kıpırdandı. Bunlara acaba gerçektende ulaşabilir miydi? Tam kendisinin istediği bir sonla sonlanabilir miydi bu karmaşa? Ruhu yara almadan, düşünceleri debelenmeden, hiç bir şeyi düşünmeden kendini ona teslim edebilir miydi? Tüm bu soruların cevaplarını nasıl alacağını bilmiyordu. Cevaplamayı çok istiyordu ama bu birazda karşısındakine bakıyordu. Geri dönüşü olmayan bu yola bir defa girmişlerdi artık, bu yüzdende sonuçları ne olursa olsun, birbirlerinin uğruna akıllarındaki her sorunun cevabını kendiler kendilerine yol göstererek bulacaklardı. Jess, Teodor’u dinleyip hislerine karşılık vererek ilk adımı atmıştı. Ve şimdi de artık Teodor’un sırasıydı, Jess’e yol göstermesi gerekiyordu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Teodor Amberiotis
Gryffindor 5. Sınıf Öğrencisi
avatar

Erkek
Ruh hali :
Mesaj Sayısı : 184
Yaş : 27
Galleon : 7187
Ekspresso Puanı : 21
Kayıt tarihi : 16/03/09

MesajKonu: Geri: Tutku   Salı 08 Eyl. 2009, 17:54

Huzursuzluk sol cebinde dururken, sağ cebinde de umutlar vardı. Ne kadar karmaşık bir için içine sürüklenmişlerdi. Her şey beraber net olsa da her an güzel geçse de bir şeyler kopuyor ve Jess'i de onu da tedirgin ediyordu. Eski yaşananların getirisi her türlü açığa çıkacak gibiydi işte, ama Teodor bunu onun kesik kesik cümlelerinden anlamıştı. Analiz gücünü kullanıp onunla sonsuza uzanmak istediğini, bunun geçici olmayacağını belli etmesi lazımdı. Belli olmuyordu. Gözleri buğulanarak doluyordu. Umutsuzluk sarmıştı bu sefer o parıltılar kaybolmuştu. Neden çekinmişti. Bir adım attıktan sonra herkese bile söylebilirlerdi. Onu bir anda silip atacağını mı düşünüyordu. Teodor'da bir erkekti ne de olsa, fakat Jess'e her yönden farklı olucaktı. Cümleleri kafasında toparladı, her şeyden emindi artık hala gözlerinin içi gülüyordu. Sol cebinde ki huzuru atarak Jess'in eline aldı ve hafif bir şekilde öptü "Her şeyi sırayla aşıyoruz canım, ama ben seni hiçbir şekilde bırakmayacağım.Yaşadıklarından sonrasında geldim ve onları sana unutturacağım. Jess belki de başta olmasa da aynı annen ve baban gibi bir ilişkimiz olur. Korkmayız o zaman huzursuz da olmazsın, ama senin sevgilin var buna da zorlayamam ki seni." ayrılma kelimesini söylememişti. O kadar tutkulu konuşuyordu ki söz oraya gelince duraladı "Ben ne olursa olsun buradayım, beklerim de; ama sen dedin o zaman saçmalıyorum. Net olunca huzursuz olursan gene başa dönelim. Ne dersin? Her şeye yeni baştan gölde ki anlamsızlığı çözmeyle senin bana az çok bağlamamla, atabilirsen gitmek istersen, sadece bir günlük olmayacak. Gizlemek istemiyorum seni herkes sana gizemli kız diyor. Ama ben duruyor ve ne zaman gerçek olacağını bir giz olarak kalmayacağını düşünüyorum. Seni üzmem kırmam, yarı da asla bırakmam. Bunu unutma, sen beni bırakabilirsin, fakat ben hep bir adım ilerinde dururum" diyerek konuya bir cümle sürüsü daha eklemişti. Jess'in eli hala elindeydi. Onun ısısını içine alıyor ve bir daha bırakmak istemiyordu. "Buradan başka bir yere gidebiliriz Jess istiyorsan bir otel, bir şey yaşamak değil bu daha rahat ve açık olmak önemli olan ki biz bunu en iyi başaranlardanız." diyerek teklifte de bulundu. Bugününü yarınını ona adamak gözlerinde ve ona bakış halinde kaybolmak istiyordu. Her türlü cezaya dayanabilir gibi konuşsa da şu an onun gitmesine dayanamazdı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Jessica Spangler
Gryffindor 6. Sınıf Öğrencisi & Sınıf Başkanı
avatar

Kadın
Ruh hali :
Mesaj Sayısı : 157
Yaş : 30
Kan statüsü : Safkan
Galleon : 6906
Ekspresso Puanı : 18
Kayıt tarihi : 14/07/09

MesajKonu: Geri: Tutku   Çarş. 09 Eyl. 2009, 01:41

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Tutku
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Vendéglője Restorant-
Buraya geçin: