AnasayfaEkspresGaleriSSSKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Tesadüfler

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Laryssa Irina Archibald
Slytherin 6. Sınıf Öğrencisi & Sınıf Başkanı
avatar

Kadın
Ruh hali :
Mesaj Sayısı : 120
Yaş : 22
Kan statüsü : Safkan
Galleon : 6277
Ekspresso Puanı : 2
Kayıt tarihi : 25/11/08

MesajKonu: Tesadüfler    Çarş. 08 Eyl. 2010, 18:42

‘Son kez söylüyorum Ava, eğer şimdi başlamazsak o ödevi hayata yetiştiremeyiz. Yine ceza almak istemiyorum.’
‘Of, kapa çeneni. Hem dersler ne zamandan beri umurunda ki senin?’
Genç kız her zamankinin aksine cevap vermek yerine sadece başını salladı. Notları berbattı ve eğer sınavları verebilmek istiyorsa o kalın kafasından içeriye biraz olsun bilgi girmeliydi. Son iki yıldır zihni öyle gereksiz şeylerle dolmuş ve dersleri kaçırmıştı ki şimdi hepsini toparlamak onu öldürüyordu. Bahçeye adım attıklarında dışarının soğuğu yüzlerine çarpmış, rüzgar sıkıca toplamış olduğu kahve saçlarının aralarından çıkan dağınık bukleleri uçuşturmaya başlamıştı. Rüzgarın saçlarını okşaması hissini çok sevdiğinden, parmaklarını saçlarına götürdü ve geçen yaz tatilinde bir muggle antik eşya mağazasında bulduğu, üzerinde yeşil işlemeleri olan gümüş tokasını çıkartıp saçlarını özgür bıraktı. Ava haklıydı, bahçe kesinlikle kütüphanenin o tozlu havasından çok daha iyiydi. Pembemsi dudakları hafif bir tebessümle kıvrıldı ve arkadaşının kolundan çekerek gölün kenarına doğru hızlı adımlarla yürümeye başladı. Aslında yürümüyordu, tuhaf bir şekilde, koşuyordu. Bu hissi seviyordu, rüzgarın yüzüne çarpmasını ve saçlarını uçuşturmasını. Zihninde henüz küçük bir çocukken, yaklaşık yedi ya da sekiz yaşlarındayken, teyzesinin evinde geçirdiği yazlar belirdi. Teyzesinin evi büyük değildi veya kendi malikaneleri kadar gösterişli. Babasının her fırsatta iğnelediği şirin bir arka bahçesi olan rengarenk bir evdi. Babası kesinlikle teyzesinden hiç hoşlanmamasına rağmen bir aylığına da olsa kızının susmak bilmeyen çenesinden ve yaramazlıklarından kurtulmak için gitmesine izin veriyordu. Irina ise bunu o aptal malikaneden, bitmek bilmeyen özel derslerinden, gereksiz tartışmalardan ve sürekli azarlanmaktan kaçış olarak görüyordu. Teyzesi istediği her şeyi yapmasına izin verirdi ve piyano çalmayı beceremiyor diye onu aşağılamazdı. Onu hatırlayınca yeşil gözlerinde bir parıltı belirdi ve büyük bir gülümseme yerleşti dudaklarına. Ne yazık ki bir süre sonra babası, teyzesinin onu kötü etkilediğini düşünerek kızının oraya gitmesini yasaklamıştı ve o günden sonra da kızını kendi istediği şekilde yetiştirmeye başlamıştı. Aslında başarmıştı da, gurur duyduğu bir kızı vardı. ‘İyi iş, baba.’ Dudaklarından dökülen bu kelimelerin ardından aniden birine çarpmasıyla birlikte kendini yerde buldu, bedenini sarsan hafif bir acıyla birlikte. Başını kaldırıp yukarıya baktığında gözleri tanıdık bir çift yeşil gözle birleşti. Bu Alex’ti.Eğilmiş ona bakıyordu ve bir elini de kalkmasına yardım etmek için uzatmıştı. Ona uzattığı elini tuttu ve ağaya kalktı.
‘ Ara sıra önüne bakmayı denemelisin.’
Oğlanın ses tonundaki iğneleyici ifadeyi duymazdan gelmeyi tercih etti. Kimseyle tartışmak istemiyordu şu anda, özellikle de onunla. Üzerindeki otları temizlerken bir yandan da elinden geldiğinde dostça bir ses tonuyla özür diledi. Ava yanında duruyordu ve inanamıyormuş gibi bir ifadeyle ona bakıyordu. Görmezden geldi ve parmaklarını dağılan saçlarının arasında gezdirerek düzeltmeye çalıştı ama biliyordu, bu çabası boşunaydı. Gülümsemeye çalıştı ama karşısında o varken beceriksizleşiyordu. Başını kaldırıp ona baktığındaysa onun çoktan uzaklaşmakta olduğunu gördü. Dudakları arasından dökülen sessiz bir küfür rüzgara karışıp yok olurken bakışları Ava’ya kaydı. Kızın gözlerinde anlayışlı bir ifade vardı, herkes gibi o da Irina’nın Alex’i bitiremediğini biliyordu ve arkadaşının bu haline acıyordu. Oysa az önce oğlanla karşılaşana kadar gayet iyi yürütüyordu bu işi. Cüppesindeki son birkaç otu da temizledikten sonra yüzündeki o çaresiz ifadeyi silip attı ve ses tonunun canlılığına kendisi bile şaşırarak dudaklarında sahte bir tebessümle Ava’ya döndü.
‘ Kütüphane? ’
Kız onaylarcasına başını salladı ve Irina’nın koluna girerek binaya doğru yürümeye başladılar. Son zamanlarda pek çok olay gerçekleşmişti ve Irina az önce onun sesini yeniden duyana kadar bütün bunları aştığını sanıyordu. Eh, en azından artık içlerinden biri mutluydu ve Irina o kişinin hayatını zehir etmekten vazgeçmişti. O bunları düşünürken arkadaşı aniden durdu.
‘ Hey, yürümeyi falan mı unuttun? Önce sol aya-’
‘ Keser misin sesini?’ Irina’nın yüzündeki gülümseme dondu ve şaşırarak ona baktı.
‘ Ne oldu yine?’
‘ Of lanet olsun. Gitmeliyim. Seni yemekte bulurum. '
' Bekle, nereye?' Arkasından bağırmış olsa da cevap almayacağını biliyordu. Kafası kaırşmış bir şekilde kütüphaneye yürümeye başladı. Bir yandan şarkı mırıldanıyor diğer yandan da Ava'ya ne olduğunu düşünüyordu. Bir anda durup ona bağırmasını ve sonra da koşarak uzaklaşmasını gerektirecek ne olmuş olabilirdi ki? Bunları düşünürken kütüphanenin kapısını açtı ve iksir ödevini yapmak için araştırmasında kullanabileceği kitapları aramaya koyuldu. Aslında ne burada olmak ne de ödev yapmak istiyordu. Bakışları tozlu raflar arasında gezinirken aradığını bulmanın verdiği mutlulukla gülümsedi, aptal ödev ne kadar çabuk biterse buradan o kadar çabuk kurtulurdu. Kitabı olduğu yerden çıkardı ve açıp içine göz gezdirerek yürümeye başladı, boş bir masa bulmak için. O yürürken aniden birine daha çarptığını fark etti ve öfkeli bir oğlanın sesini duydu.
'Önüne baksana sen!'
Sesi duyar duymaz gözleri iri iri açıldı. Tanrım, bugünü eski sevgililerime çarpma günü falan mı ilan ettin yani? Şu anda görmeyi isteyeceği son kişiye çarpmıştı ve onunla tartışmayı kesinlikle istemiyordu. Sakince ona döndü ve yere düşürdüğü notlarını toplamasına yardım etmek için eğildi. Sonra da yüzünde hafif bir gülümsemeyle notları ona uzattı.
' Üzgünüm. Bugün bütün sakarlığım üzerimde.'



_________________

Marveille Croweix
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://hogwartsekspresi.editboard.com/bio-lar-f164/laryssa-irina
William Julian O'Neil
Ravenclaw 5. Sınıf Öğrencisi
avatar

Erkek
Ruh hali :
Mesaj Sayısı : 1164
Yaş : 22
Kan statüsü : Melez
Galleon : 6546
Ekspresso Puanı : 7
Kayıt tarihi : 17/08/08

MesajKonu: Geri: Tesadüfler    Cuma 10 Eyl. 2010, 14:05

Aslında tek istediği göl kenarında sakin bir yürüyüşe veya sadece ortak salonda aylak aylak takılmaya vakit bulmaktı. Kütüphanede gözünden kurallara aykırı hiçbir şey kaçmayan kütüphane görevlisinin otoriter bakışları altında kitap okumaya da karşı değildi, istediği bir şeyi okuma şansına sahip olabileceğini bilse. Ama sınavlar yaklaştıkça zorlaşan dersler ve artan ödevler canından bezdirmişti Will’i. S.B.D. senesi olduğunun farkındaydı ama bunun başını kaşıyacak vakti olmayacağı anlamına geleceğini hiç düşünmemişti daha önce. Seherbaz olmak istese de alacağı notları umursamıyordu şu sıralar, tek istediği sınavlardan kurtulmaktı. Pencereden göl kenarını izlerken daldığı düşüncelerden kendini zorlukla kopardı ve önünde bulunan, sabırsızca çiziktirdiği birkaç satır bulunan parşömene döndü. Sihir Tarihi’nin gereksiz bir ders olduğunu düşünmüştü her zaman, hala üçüncü sınıfta yaptıkları ödevlerle aynıydı ödevleri. On Dördüncü Yüzyılda Cadıların Yakılması. Tam bir Slytherin’e göreydi konu, tarihin öğrenmek gibi bir istek duymadığı, cadı ve büyücülerin geride bırakması gereken bir parçasıydı bu William’a göre. Safkan takıntılı büyücülerin Muggle karşıtı görüşlerini savunmak için tutunduğu bir dizi saçmalık. Parşömen rulosunu bu konuda bir ödevle dolduramayacağını farkındaydı, yazdığı birkaç satır da kitaptan olduğu gibi kopyalanmıştı zaten. Homurdanarak Sihir Tarihi kitabını kapadı. Bütün öğleden sonrasını alan Biçim Değiştirme ve Karanlık Sanatlara Karşı Savunma ödevlerinin ve Sihir Tarihi için karaladığı birkaç satırın bulunduğu parşömenleri de toparlayıp ayağa kalktı. Akşam uğraşırdı ödevleriyle, odaklanamıyorken çok saçmaydı bu çabası. Kalkarken tekrar pencereden baktığında Quidditch sahasına takılmıştı gözleri, rahat rahat uçmayalı veya bir Quidditch maçı yapmayalı ne kadar uzun zaman olmuştu. Antreman yapsa bile yapması gereken ödevlerin düşüncesi içindeki tüm neşeyi götürüyordu. Mürekkep şişesinin ağzını kapayıp şişeyi tüy kalemiyle birlikte cüppesinin cebine koydu. Çanta taşımamakla büyük salaklık etmişti doğrusu. Son zamanlarda hep üzerinde olan dalgın havayla kütüphane kapısına doğru yürürken birinin ona çarpmasıyla sendeledi ve elindeki parşömenleri düşürdü. “Önüne baksana sen!” Eğilip parşömenleri toplarken normalde olacağından daha sert bir tepki vermişti, muhtemelen şaşkın bir birinci sınıf öğrencisiydi ona çarpan. “Üzgünüm. Bugün bütün sakarlığım üzerimde.” Sesi duyunca şaşkınlıkla başı çevirdi. Irina? Off. Kızın özür dilediğini duymuştu sanki, oysa bunun mümkün olmadığını biliyordu Will. Başını kaldırıp uzattığı parşömenleri sertçe çekiştirdi. Yüzündeki gülümseme hiç hoşuna gitmemişti, ama oldukça kaba davrandığını fark ederek gönülsüzce mırıldandı. “Önemli değil.”

_________________


What light is light if Sylvia be not seen?
What  joy is joy if Sylvia be not by?

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.lejantlarabaktımamausendim.com
Laryssa Irina Archibald
Slytherin 6. Sınıf Öğrencisi & Sınıf Başkanı
avatar

Kadın
Ruh hali :
Mesaj Sayısı : 120
Yaş : 22
Kan statüsü : Safkan
Galleon : 6277
Ekspresso Puanı : 2
Kayıt tarihi : 25/11/08

MesajKonu: Geri: Tesadüfler    Cuma 10 Eyl. 2010, 14:41

William’ın notları elinden sertçe çekip almasına biraz bozulsa da bunu belli etmemeye çalıştı. Tamam, geçen yıl ona çok çektirdiğini kabul ediyordu ama bu dönem onu tamamen rahat bırakmıştı. Bu kadar sert davranmasına gerek yoktu hani. Üstelik genç kız artık onunla ve mükemmel yüzüyle ilgilenmiyordu. Bazen aklına geldiğinde veya onu gördüğünde düşünüyordu neden eskiden ona delicesine aşık olduğunu. Yakışıklı olduğu için mi? Yoksa eskiden çok yakın arkadaş olup ona destek olduğu için mi? Belki de sevgili olmasaydık her şey daha güzel devam ederdi, Alex’i kaybetmezdim, biri sevgilim diğeri en iyi arkadaşım olarak kalırdı. Herkes de mutlu olurdu diye iç geçirdi. Keşke bunu geçen yıl düşünebilmiş olsaydı. Bu gereksiz düşünceleri geldiği gibi geri yolladı ve oğlanın notlarının çokluğuna bakarak gözlerini devirdi.
‘ Aptal ödevler. Seni de sarmışa benziyor.’ Sesindeki bıkkınlığı saklamaya gerek duymadı. Gerçekten sıkılmıştı ödevlerden, profesörler onları derslerden soğutmaya çalışıyorlardı sanki. Girdiği bütün derslerden tonlarca ödevi vardı ama kesinlikle iksiri bitirmeliydi önce. Profesörün ona bir şans daha tanıyacağını hiç sanmıyordu ve gelecek sene son sınıf olduğunda sınavları verememekten korkuyordu. Üstelik daha mezun olduğunda ne yapacağına bile karar vermemişti. Babası onu bakanlığa, yanına almaya çalışıyordu ama bakanlık pek ona göre değildi. Belki okulda profesörlük yapardı, ama bir profesör olmak için fazla sorumsuzdu. Müdürün ona bu işi vereceğini hiç sanmıyordu. Bir öğrenci sinirini bozarsa ona ceza vermek yerine bir su samuruna falan dönüştürebilirdi. Bu fikir aklına gelince hafifçe güldü ama Will’in onu deli zannetmesini istemediği için gülümsemesini kesti. Elindeki notlara kaydı bakışları yeniden.
‘Sihir tarihi? Cadıların yakılması? Ah, en iğrenç konudur. Pek bir şey yazamamana şaşırmadım. Geçen yıl o konuları biz de işlemiştik. İstersen yardımcı olabilirim.’
Sözlerinin arkasından oğlandan gelecek olan cevabı beklemeye gerek duymadan son kez gülümsedi ve iksir kitabını kaparak boşalan bir masaya doğru ilerlemeye başladı. Eğer yardımını kabul edecekse, gerçekten de çok çaresiz bir durumda olmalıydı. Bunu düşünmeden masaya oturdu ve kitabı açarak ince parmaklarını üzerinde gezdirmeye başladı.

_________________

Marveille Croweix
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://hogwartsekspresi.editboard.com/bio-lar-f164/laryssa-irina
William Julian O'Neil
Ravenclaw 5. Sınıf Öğrencisi
avatar

Erkek
Ruh hali :
Mesaj Sayısı : 1164
Yaş : 22
Kan statüsü : Melez
Galleon : 6546
Ekspresso Puanı : 7
Kayıt tarihi : 17/08/08

MesajKonu: Geri: Tesadüfler    C.tesi 11 Eyl. 2010, 20:43

"Aptal ödevler. Seni de sarmışa benziyor." Irina'ya bakarken aklına gelen tek şey normal olmadığıydı. Onun tanıdığı, en azından tanıdığını düşünmekte olduğu kıza benzemiyordu kesinlikle. Birşey söylemeden gitmesini beklediği halde onunla konuşmuştu, ayrıca yüzünde beliren gülümsemenin nedenini de kestirememişti ve kesinlikle hoşlanmamıştı bundan Will. Düşmanca sayılabilecek bir ifadeyle kıza sabitledği gözlerini yere indirdi. Muhtemelen ne olduğunu görünceye kadar öğrenemeyeceği tuhaf bir nedeni vardı bu gülümsemenin, ne kadar kolay kavga ettikleri düşünülürse bir kavgaya neden olmak istemiyordu da. Hele ki kütüphanede. Zaten en ufak bir tartışmaya bile katlanamayacak kadar yorgun ve canı sıkkındı. "Sihir tarihi? Cadıların yakılması? Ah, en iğrenç konudur. Pek bir şey yazamamana şaşırmadım. Geçen yıl o konuları biz de işlemiştik. İstersen yardımcı olabilirim." Ne? Uykulu bakışlarını karşısındaki cadıya çevirip doğru duyup duymadığını anlamaya çalıştı. Yeni şaka anlayışı buydu herhalde kızın. Şaşkın şaşkın peki diye mırıldandı ve cevabını bile beklemeden masaya oturan kızın arkasından gitti. Gerçekten anlayamıyordu amacını. Oturup parşömenleri ve kitabını masaya bıraktıktan sonra öne eğilip bıkkın bir ses tonuyla mırıldandı. "Ne yapmaya çalışıyorsun Irina?"

_________________


What light is light if Sylvia be not seen?
What  joy is joy if Sylvia be not by?

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.lejantlarabaktımamausendim.com
Laryssa Irina Archibald
Slytherin 6. Sınıf Öğrencisi & Sınıf Başkanı
avatar

Kadın
Ruh hali :
Mesaj Sayısı : 120
Yaş : 22
Kan statüsü : Safkan
Galleon : 6277
Ekspresso Puanı : 2
Kayıt tarihi : 25/11/08

MesajKonu: Geri: Tesadüfler    Paz 12 Eyl. 2010, 03:17

Parmakları karışık iksir formüllerinin yazılı olduğu kitabın sayfaları üzerinde gezinirken oğlanın yanına oturduğunu fark edince bakışlarını kitaptan kaldırıp dudaklarına yerleşen hafif bir tebessüm eşliğinde ona baktı. ‘Ne yapmaya çalışıyorsun İrina?’ Yeşil gözleri oğlanın bıkkın bakışlarıyla kesişip, dudaklarından dökülen kelimeleri duyduğunda şaşırarak hafifçe geri çekti bedenini bilinçsizce. Gülümsemesi donmuştu ve kırıldığı bakışlarından apaçık belli oluyordu, saklamaya çalıştığı da yoktu aslında. Oğlanın kaba davranışlarına rağmen özür dilemiş, yardım teklifinde bulunmuşken duymayı beklediği kelimeler bunlar değildi kesinlikle. Kısaca teşekkürler falan dese ve çenesini kapatıp otursa yeterdi. İyi bir eski sevgili olduğunu zaten kabul etmiyordu ama iyi bir arkadaştı, en azından eskiden. Will’in şimdi bu şekilde davranmasına şaşırmaması gerektiğini de biliyordu. Yüzünü çevreleyen o şaşkın ifadeyi kontrol altına aldı ve umursamaz ruh hallerinden birine büründü.

‘Sadece yardım ediyordum. Hey- bana öyle bakma! Ben de insanlara iyi davranabilirim.’ Gülerek ekledi. ‘..sana bile.’ Oğlanın önündeki parşömenlere uzandı ve önüne alıp bakışlarını üzerinde gezdirdi. Kolaydı, keşke lanet iksir ödevi de bu kadar kolay olabilseydi. Parşömeni düzgünce masaya koydu ve tüy kalemi mürekkebe batırarak parmaklarının arasında gezdirmeye başladı. Alt dudağını ısırmıştı hafifçe, bu onun düşünürken hep yaptığı bir şeydi. En sonunda aklına bir şeyler gelmişçesine hareketlendi ve yazmaya başladı. Tarih dersleriyle arası her zaman iyi olmuştu, özellikle orta çağ konusundaki bilgisi, biraz da babası sayesinde, oldukça genişti. Yaz tatillerinde saatlerce onunla birlikte kütüphaneye kapanır, gerekli gereksiz pek çok şey hakkında tartışıp büyücülük tarihini incelerlerdi. Babasının üzerinde çok aşırı bir baskı kurduğunu farkındaydı ama bundan kurtulmak adına hiçbir şey yapmamakla birlikte onu mutlu edebilmek için sürekli çalışıyordu. Ne yazık ki hiçbir zaman zeki olduğunu iddia etmeyen genç kız için bu oldukça zordu, özellikle de iksir gibi derslerde çok zorluk çekiyordu. Bunları düşünürken aynı anda parşömenin yarısını doldurmayı başarmıştı bile. William’ın böylesine aptal bir ödevi neden yapamadığını anlamamıştı, oysa fazlasıyla basitti. Belki de geçen yıl bu dersi işlediğinden ve profesörün neler istediğini tam olarak bildiğinden öyle düşünüyordu, belki de sadece bazı şeylerde iyi olduğunu kendine kanıtlamak istediği için. Yine de bir an önce bunu bitirip, kendi lanet ödevlerine başlaması gerekiyordu. Bu kadar hızlı bir şekilde parşömenin yarısından fazlasını doldurabilmesinin verdiği şaşkınlıkla kendisine bakan oğlanın bakışlarını fark ettiğinde sessizce güldü ve yazmaya devam ederek konuştu. ‘ Yerinde olsam en azından yeni bir parşömene geçirirdim, profesör yazımı tanıyacaktır.’


_________________

Marveille Croweix
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://hogwartsekspresi.editboard.com/bio-lar-f164/laryssa-irina
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Tesadüfler    

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Tesadüfler
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Kütüphane-
Buraya geçin: